ANAMUR'UN SESİ
"Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
arama   site haritası
 

 

 

    ORTAK AKIL PLATFORMU KONFERANSI

 

Anamur Ortak Akıl Platformu tarafından düzenlenen Fikri SAĞLAR tarafından verilen konferans ilgi gördü.

 

04.09.2010 günü Anamur Belediyesi meclis Salonunda Eski İçel Milletvekili ve Kültür Bakanı Fikri Sağlar Tarafından bir konferans verildi. Konferansı Anamur Ortak Akıl Platformu düzenledi.

 

          05.09.2010 tarihinde anamurunsesi.com yazdı.


 ORTAK AKIL PLATFORMU KONFERANSI

 

Anamur Ortak Akıl Platformu tarafından düzenlenen Fikri SAĞLAR tarafından verilen konferans ilgi gördü.

 

04.09.2010 günü Anamur Belediyesi meclis Salonunda Eski İçel Milletvekili ve Kültür Bakanı Fikri Sağlar Tarafından bir konferans verildi. Konferansı Anamur Ortak Akıl Platformu düzenledi.

 

 

Konferansa ilgi yoğundu. CHP, MHP, AKP, DSP, ÖDP gibi siyasi parti temsilcilerinin yanı sıra Anamur’da kurulu Sivil Toplum Örgütlerinin temsilcileri de katıldı. Konferansı Anamur’daki yerel basın organlarının yanı sıra çok sayıda ajans temsilcisi de izledi.

 

Belediye Meclis salonun izleyicileri almaması nedeni ile Belediye Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü çalışanlarından Muhammed İbrahim ARIKAN ve Serbülent tarafından canlı yayınla kantin bölümündeki tv’ye aktarılan görüntülerle herkesin konferansı rahatça izlemesi sağlandı.

 

Konferansa Anamur Belediye Başkanı Mehmet Türe’nin, MHP İlçe Teşkilatının ve Zübeyde-Kemal Katık çiftinin çelenk gönderdiği görüldü.

 

Ortak Akıl Platformu adına emekli öğretmenler Şeref KOZ ve Sadise SEYMEN’in sunuculuğunu üstlendiği konferansta Ahmet Hilmi KAYA Ortak Akıl Platformunun kuruluş amacını ve ilkelerini açıklayan bildiriyi okudu. Ortak Akıl platformunun sadece hizip ve muhalefet olsun diye kurulmadığın belirten Kaya: “CHP içinde ortak aklın hâkim olması ve fikir üretmek için kurulan platformun hiçbir zaman CHP aleyhine çalışanlarla da hiçbir zaman diyalog kurmayacağını” söyledi.

 

Yine Platform adına söz alan Ören Eski belediye Başkanı Ali ÜLKÜ’de 12 Eylül zulümlerinden bıkıldığını, geçmişte bir 12 Eylül yaşandığını ve dikta yönetimlerinin demokrasiye vurduğu darbeleri çok iyi bildiklerini söyledi.

 

ÜLKÜ konuşmasında: “ 12 Eylülde yine uzlaşılmadan AKP dayatması yeni bir referandum oylaması ile yüzleşildiğini ve eğer bu ülkenin iyiliğini düşünülüyorsa ortak aklın bu referandumda “HAYIR” diyeceğini belirtti. “AKP adına dağ taş gezip evet oyu isteyenlerin insanları halen sadaka kültürü ile avlamaya çalıştığını ve oy avcılığı yaptığını, köylere orköy aracılığı ile 20 adet ısıtıcı yaptırıldığını, pat pat motoru alındığını, yazın kömür, kışın buzdolabı dağıtan AKP zihniyetinin insanları sadaka kültürüne alıştırdığını” söyledi.

 

Okullarda taşıma ihalesine girecek dolmuşçulara ekmek kazanabilmeleri için ve ihaleye girebilmeleri için dolmuşlarına “evet” yazdırmaları gerektiğinin bile AKP’lilerce söylendiğini” belirtti. “AKP’lilerin köylere giderek CHP’den ve MHP’den geliyoruz, evet diyeceğiz şeklinde prapoğanda yapanlarının bulunduğunu ve köy gezilerinde bunları yakaladıklarını” da sözlerine ilave etti.

 

Ali ÜLKÜ öğretmenevinde yapılan iftar yemeğinde Meclis İnsan Hakları Komisyonu Üyesi AKP Milletvekili Zafer ÜSKÜL’ün de bulunduğu sırada bir eğitimcinin ‘12 Eylül’de evet çıksın, anayasanın değişmez maddelerini de değiştireceğiz’ şeklinde beyanda bulunduğunu da iddia etti.

 

Ülkü: “Kenan EVREN 12 Eylülde tankları ile Devrimci ve Ülkücü gençleri ezerken, sahte gözyaşı döken başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın o tarihlerde İETT spor kulübünde futbol oynadığın “ söyledi.

 

“12 Eylül AKP’den hesap sorma günüdür, korkmadan, çekinmeden cumhuriyet çocukları olarak, Atatürkçüler olarak ‘HAYIR’ diyeceklerini, PKK ve yandaşları ile analaşan AKP’ye hayır denilmesi gerektiğini ” sözlerine ekleyerek konuşmasını tamamladı.

 

 

Eski Mersin Milletvekili ve Kültür Bakanı Fikri SAĞLAR’ın kürsüye davet edilmesi ile de konferansa geçildi.

 

   FİKRİ SAĞLAR’ın KONUŞMASI

 

Fikri Sağlar konuşmasında özetle:

 

“Anamur’a geçmişte genç bir milletvekili adayı olarak geldim. Beni o zaman da bağrınıza bastınız, yine basıyorsunuz. Sizlere ve tüm Anamurlulara teşekkür ediyorum.

 

İki teşekkürüm var. Bir sizlere Anamur halkına, diğeri de Ortak Akıl Platformunu oluşturan değerli yöneticilere. Ayrıca bizi dinlemeye gelen sivil toplum kuruluşlarına, siyasi parti temsilcilerine, basın mensuplarına, gençlere, devrimcilere teşekkür ediyorum.

 

 

27 yıldır siyasetin içindeyim. Fakat bu yirmiyedi yıl içinde o kadar çatışmalar, kargaşalar görmüş olmama rağmen Türkiye’mizin bu kadar güçsüz olduğu, Türkiye’nin gidişatının ne olacağı konusunda sonu belli olmayan bir yola girdiğini asla görmedim. Türkiye’nin çok kötü durumda olduğunun göstergesi, Devrimcinin ve Ülkücünün Türkiye için aynı safta ‘HAYIR’ da birleşmesidir. Ülke demek ki o kadar kötü durumda ki bir birine fikir bakımından zıt olan insanlar yanı yerde buluşabilmişlerdir.

 

12 Eylül silindir gibi Ülkücü ve Devrimci gençliğin üzerinden geçerken o zamanki adı ile Akıncılar adı ile bir gençlik daha vardı. Onların ülke kaygısı olmadığı için onlar hep ceplerine çalıştılar ve gençler ‘Kahrolsun Emperyalizm, Bağımsız Türkiye’ diye bağırırken ve bir kısım gençlerde Ülke için ‘Hilal’ gösterirken hapishanelerde çürürken onlar ne yapıyordu? Onlar ceplerini düşünüyordu. Girişimci iş adamı rollerine soyunarak iş tutuyorlardı.

 

Askerin postalı , copu, silahı her zaman vardır. Ancak onların hukuka ve ülkeye saygısı vardı. Ama sivil diktanın hiçbir şeye saygısı yok. Dini değerlere bile.

 

Bunların bir yazarı var. Mehmet Şvket EYGİ, bilmiyorum takip edebiliyor musunuz? O her gün yazıyor. Bu paraları, milyon dolarları nerden buldunuz diye. Villaları, katları yatları, gemcikleri nerden buldunuz diye? Havuzlu villalar neyin nesi diye? Bu paranın kaynağı nerden geliyor diye.

 

Şunu açıkça belirteyim ki; AKP’liler kendilerini bu ülkeye ait hissetmiyorlar. Yoksa Cumhuriyetin kazanımı olan kitleri yk pahasına satabilirler miydi? Tekeli düşünün 300 milyon dolara racı firmaya sattılar. Sonra aracı firma, yandaş bunu 900 milyon dolara Amerikalılara sattı. Amaç Ülke değil, yandaşlar kazansın.

 

Emperyalizme karşı mücadele eden Atatürk’ün kurduğu cumhuriyeti sevmiyorlar. Türkiye’nin içine kurt düştü. Hani ağacın veya meyvenin içine kurt düşerse ziraatçı olarak ilaç atarsınız. Ama şu anda ülkenin içine düştüğü durumdan kurtaracak ilaç yok. Tek bir ileç var o da referandumda “HAYIR” demek.

 

Sadaka kültürünü yaygınlaştırmak istiyorlar, Bu yolla oy avcılığı yapılıyor.

 

Bilg,sayarı ile dünyanın her tarafı ile iletişim kurabilen bir gençlik var. Diğer yandan da bu ülkede yapılan açıklamalara göre halen 18 yaş nüfusundan %20 civarında bir kesim de okuma-yazma bilmiyor. Bu tür düşünemeyen, okuma-yazama bilmeyenlerin sayıları artsın isteniyor. Amaç biat ettirmek ve itaat ettirmek.

 

Bugün gençliğin %15’i işsizdir. Bu gerçek işsizlere olarak belirtildiğinde %25’dir.Yani dört gençten biri işsizdir.

 

Türkiye dünya coğrafyasının denge merkezlerinden birsi durumundadır. İşte bundan dolayı da küresel oyuncular ülkemiz üzerinde oyunlar oynuyorlar. Oyuncular sınırların ötesinden.

 

Türkiye’de siyaset yok. Türkiye’nin BİR SİYASETİ YOK. Kürt politikasında kandilden çekilelim, buna siz bir çözüm bulun diyen ve Obama’ya teslim olan siyasi irade sayesinde Türkiye’nin siyaseti yerle bir oldu. Kürt sorununu kendi başımıza halledemez duruma düşürüldük ve siyasi dış aktörler ABA, AB politikaları doğrultusunda bize çözdürmek istiyorlar.

 

Bu politikasızlıklara ve belirsizliklere artık bir DUR demek gerekiyor ve bunun içinde HAYIR demek gerekiyor.

 

Dün başbakan Diyarbakır konuşmasında siz kilidi 12 Eylülde açacaksınız. Biz de ondan sonra Anayasayı tümden değiştireceğiz” demiştir. 12 Eylül neyin kilidi sayı başbakan? Hangi kapının kilidi bu ERDOĞAN.

 

Fetullah GÜLEN Amerika’da rehindir. Bir rehin de İmralı da vardır. Artık ülke bu iki rehinin politikaları doğrultusunda yönetilmeye çalışılıyor.

 

Akan kan ve gözyaşları kürt sorununda süreci çözümsüz hale getiriyor.

 

Askere gidenler ne zaman gideceğim, acaba dönecek miyim, gece yarılarında şehit haberi mi alacağım konusu gündeme geliyor. Anaların ızdırabı gözyaşı sürdükçe, akan kan devam ettikçe yurttaşlık bilinci içinde bir arada yaşamak zorlaşıyor. Bunlar özellikle tahrik edilerek ayrıştırılıyor.

 

Diyarbakır’a gidiyor, hiç sevmediği ve dinlemediği Ahmet KAYA’yı ağzına alıyor başbakan. Bilmediği okumadığı Ahmet ARİF’i diline doluyor. Devrimci Erdal EREN’in idamını konuşuyor. Ya da Ülkücü Gencin idamından önceki mektubunu okuyor. Ağlayabiliyor. Rol yapıyor. Benim eşim devlet sanatçısı, Ankara’da tiyatrocu. Vallahi başbakan kadar rol yapamıyor. Sen nerdeydin o devrimci-ülkücü gençler idam edilirken?

 

Başbakan hani üç çocuk yapın diyor ya bazıları kızıyor. Kızmayın. Arkasından söyleyeceğine daha çok kızacaksınız diyorum. Çünkü erkekler üç hanım alabilir diyecek. Üçer çocuk. Edecek dokuz. Böylece kendine biat edenleri çoğaltacak.

 

Azgari ücretin 600 lira olduğu bu ülkede insanlar nasıl geçiniyor? Kişi başına düşen milli hasıla nasıl oluyor da 12 bin dolar oluyor. Zaten azğari ücretlinin bütün parası yedibinikiyüz TL yapıyor?

 

Formes dergisinin yaptığı ülkeler arası dolar milyarderi araştırmasında bugün için Türkiye’de 28 adet dolar milyarderi olduğu belirtiliyor. Bu sayı 2002 yılında AKP hükümette yokken 8 kişi idi. Bugün yirmisekiz kişi.. AKP bu ülkede 20 adet yeni dolar milyarderi türetti.Formes'e göre dünyanın önemli sanayi ülkesi Japonya'da bile 27 dolar milyarderi var.

 

Başbakan kriz teğet geçti diyor. Doğrudur. Bu ülkede her zaman için krizde olan fakir ve emekçi bir halk var. Bunların oranı % 65. krizin değmeyeceği de bir %20’lik zengin kesim var. Geriye kaldı %15. İşte zaten AKP’ye oy vermeyen bu kesim emekçi kesimdir. Bunları teğet geçmiyor kriz. Kendisine oy vermediği için de başbakan kriz teğet geçti diyor.

 

Anayasa değişikliklerinin 24 maddesine herkes katılıyor. Onlar zaten anayasaya konmasa da sadece bu konuda uluslar arası anlaşmalardan doğan çekinceler kaldırılsaydı, anayasaya gerek kalmadan uygulanır hale gelebilirdi. Mesela memura grev ve sözleşme hakkı veren İKO sözleşmesi gibi. Bu yüzden Türkiye kaç defa kara listeye alındı. Yapılması gereken imza çekincesini kaldırmaktı.

 

İki madde ise Anayasa mahkemesine ve HSYK’ya müdahale eden maddeler. Bunlar yargıyı siyasallaştırmaya çalışıyorlar. Bundan dolayı karşı çıkıyoruz.

 

Bir başka konu Anayasa Mahkemesine kişisel başvuru hakkı getirme polemiğidir. Burada amaç kişisel başvuru hakkı filan değil. Son mahkeme ve hukuk merci olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurunun önünü kesmektir. Siz iç hukuk yolları tükenince Anayasa Mahkemesine başvuracaksınız. 17 kişiden oluşan Anayasa Mahkemesi artık 5 yılda mı – 30 yılda mı size verdiği sıraya göre davanıza bakar, Allah Kerim. Böylece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine de başvuru yapmanız engellenmiş olur.

 

Eğer evet derseniz endişe ediyorum ki Türkiye kutuplaşır ve bölünür.
Bağımsızlığımız elimizden alınır.

 

Hayır derseniz bu oy’unu durdurursunuz.

 

Demokratik ülkemiz, Atatürk Cumhuriyetine savaş açmışlar dur demek için, insan, insan sevgisi ve insan hakları için HAYIR demelisiniz.

 

Cemaatlerin Allah adına kuytu köşelerde kendi ceplerini düşünen zihniyetlerine dur demek için Hayır demelisiniz.

 

Onlar ülkücüye de –devrimciye de karşıdırlar. Aydınlığa karşıdırlar. Çünkü aydınlıkta maskeleri düşer.

 

Biz başörtüsüne karşı değiliz. O bizim milli bir kıyafetimiz. Biz üniformaya karşıyız. Üniformanın altında uygulanmak isteyen karanlık zihniyete karşıyız.

 

Türkiye’nin bu duruma getirilmesinde bizlerin payını da değerlendirelim. CHP’nin 10 yıldır muhalefet yapmayışını takasında ne var? Bu basit bir hizip ve iç çatışma mı? Bunlarda bizim hiçbir dahlimiz yok mu?Bunu da konuşmamız gerekir.

 

Türkiye’nin 1983 yılında bütün Cumhuriyet hükümetleri boyunca, 60 yıllık dönemde iç ve dış borç tutarı 16,5 milyar dolardı. Bu gün AKP döneminde bu borç 420 milyar dolar olarak gözüküyor. Bu paralar nereye harcandı? Yol yapıyorlar, kimler için, geçecek fakir insanların arabası yok zaten. Yandaşlar köşe oluyorlar.

 

Artık bu durumlara hayır demeliyiz. Akıl ve bilek gücümüzü kullanıp zafere gitmeliyiz. Burada bilek gücünü kaba kuvvet anlamında kullanmıyorum. Birlik, beraberlik anlamında kullanıyorum.

 

Dünyanın hiçbir ülkesinde 26 maddeyi birden Evet-Hayır şeklinde oylayan ülke yok. Gerçi bize 177 maddelik anayasayı da böyle oylattılar.

 

Bütün bu sözlerimizin özü hayırdır.

 

Hayırda Hayır vardır.

 

Anamurlularla birlikte olmaktan büyük bir mutluluk duydum. Hepinize sevgi ve saygılar sunuyorum.” dedi.

 

Ortak Akıl platformu ve CHP’li gençler konferans sonunda Fikri SAĞLAR’a çiçek sundular.

 

 

Fotoğraf çekimleri ile program sona erdi.

 

HABERLERİMİZ TOPLAM

DEFA OKUNMUŞTUR...

__________________________________________________

 

Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
 ANAMUR'UN SESİ

   

  Başa Dön 

Yazdır

 
 
 
Copyright © Tüm Hakları Saklıdır [Çınar Arıkan]