ANAMUR'UN SESİ
"Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
arama   site haritası
 

 

 

              ANNESİZ KALDIM

    1 Eylülde hastaneye yatırdığım anneciğimi 2 Ekim'de kayıp ettik.

    10 gün Hastane odasında yanında, 20 gün de yoğun bakımda derken sonunda ebedi uykusuna yatıp, bizlere veda etti. Hakkın rahmetine kavuştu.

   Fedakar, becerikli, okumuş, kültürlü, modern, dinin vecibelerini 10 yaşında yerine getirmeye çalışan, çok güzel, asil, diksiyonu muntazam düzgün Türkçe konuştuğu için dönemin valisinden ödül alan, konak tarzında bir evde büyüyüp banyosunu 3 yardımcı hanımın yaptırdığı, prensesler gibi yaşayıp, mal paylaşılmasın zihniyetinde doğu geleneği olan, amca oğlu- hala oğlu gibi akraba evliliğine baş kaldırıp, kızların okutulması ayıbı yıkıp, tahsil yaptığı gibi, evlerine kiracı gelen Subay Antalyalı babam ile evlenip çok mutlu olan, eşi tarafından baş tacı edilen, ancak bu mutluluğu babacığımı kanserden kayıp ettiğinde 37 yaşında 4 tane çocuğu ile dul kalıp yok olan, kendisini çocuklarına adayan, bana 2 yaşından itibaren hem anne hem baba ve yetişkin olduğumda arkadaş olan, torunlarını, yeğenlerini ayrı bir sevip çok sevilen anneanne, babaanne, teyze, hala olup herkesin gönlünde bambaşka bir taht kurmuştu.

    Alanya Devlet Hastanesinde yattığı bir ay süresince kibar konuşmaları ile kendinde olmadığı anlarda dahi güzel bakışları ile asil tonton teyze adı konan anneciğim ile gurur duyuyorum.

    Komşuları, arkadaşları, akrabaları ile diyalogları, yaptığı sosyal faaliyetleri, ev toplantıları, güzel yemekleri, düzen, intizam, şık giyimi benim anneciğimden aldığım dersler, bir bayanın mutlaka araba kullanmayı bilmesi gerekli düşüncesi ile 18 yaşında bana ehliyet aldırtması, çocuk yaşta arabamı alması, çocuk yaşta ev sahibi olmam hep anneciğimin katkıları.

    Eşimi çok sevmesi önünde ölüm varsa ben öleyim, mavi gözlerine kurban olurum sana, damadım değil oğlumsun sözleri de çok içtenmiş son 5 seneyi bizimle yaşadı ve cenaze arabası ile Alanya’dan Ankara’ya getirilerken naaşı ile birlikte aynı arabada gelen sadece eşim idi.

    Canım annem, gelinlerini de kızları gibi seven, hiç problem yaşamayan ve yaşatmayan farklı bir kadın idi.

    Acıların kadını 17 sene önce 46 yaşında oğlunu da kanserden kayıp etti. Evlat acısı ne demektir onu da yaşadı.

    Diğer ağabeyim ise 33 yaşında profesör olup onu bu başarısı ile hep gururlandırdı. Çok hayırlı bir evlat olup 15 sene tüm bakımını üstlenip, Avrupa seyahatlerinden güzel kıyafetler getirip anneciğimi havalara uçuruyordu.

    Ablamın eşi ise Teyze oğlu olduğu için ayrı bir sevgi ve saygısı vardı. Ablamın, çocuklarından torununun torununu da görerek Cennetlik oldun sözlerimize "Yavrum Allah bilir" diye tebessüm ederdi.

    Ahh, ahh işte acısı ile tatlısı ile devam eden yaşam eninde sonunda bir gün bitiyor.

    Bunu bilerek kalp kırmadan kaçımız yaşabiliyoruz ki?

    Anneciğim, bunu başarmış biri olarak istisna insandı.

    Cenazesinin kalabalıklığı, eve akın akın Türkiye’nin dört bir yanından gelen günlerce insan seli ile sevenlerinin arkasından ettiği dualar, hakkındaki güzel sözler ile düğüne gider gibi uğurlandı. Onun artık ebedi uykusunda huzurla yattığına inanıyorum.

    Dayanamam zannettiğim, ama girip camide naaşının yıkanmasına kızım Esin ile yardım ettiğimde yüzünün Melekler gibi güzel tebessümlü olduğunu gördüm.

    Cuma günü toprağa verilenlere imrenir idi. Bu arzusu da Allah tarafından gerçekleşti. Cuma toprağa kavuştu.

    Allah’ıma şükürler olsun son nefesinde yanında olup şahadet getirttim, zemzem suyu içti ve gözlerini yumdu. 3 dakika sonra kalp çalıştırıldı ama 20 gün sonra solunum yetmezliği ile yoğun bakımda vefat etti.

    Yatalak kalmadığına, tavanlara bakıp ölümü beklemediğine seviniyorum. Yaşı da 88 oldu.

    Ama yokluğuna alışamadım.

    Oturduğu, yattığı yere bakamıyorum. Seslenecek diye sesini hayal ediyorum.

    Misler gibi banyosunu yaptırıp, öpüp kokladığım günleri özlüyorum.

    İçli köftesini, kaburga dolmasını, bumbarlarını özlüyorum.

    Sunam uyanmaz şarkısını dinlemeyi özlüyorum.

    Tatlısına 51 oynarken iskambil kâğıtlarını kibarca, narince tutuşunu izlemeyi özlüyorum.

    Emekli maaşını aldığında Gençlik Parkına tüm komşularını götürüp semaverde çayını keyifle içişini özlüyorum.

    Daha çocuk iken Emel Sayın, Adnan Şenses, Fatma Girik, Türkan Şoray, Nilüfer, Bülent Ersoy, Zeki Müren, Hülya Koçyiğit, Muazzez Abacı, İbrahim Tatlıses gibi sanatçıları annem ile tanımayı özlüyorum.

    Çubuk Barajına, Bayındır Barajına, Hirfanlı Barajına gidip, oralarda piknik tüpünde pişirdiği tavuğu, karnıyarık yemeğini özlüyorum.

    Bakan, milletvekili kuzenlerinin evimize gelip hayır duasını almalarını, ettiği sohbetleri, verdiği öğütleri dinlemeyi özlüyorum.

    Biliyorum ömrüm artık sensiz geçecek,
    Hayallerin, ümitlerim bir bir bitecek,
    Senden kalan hatıralar yad edilecek,
    Resimlerin elimden düşmeyecek,
    Seni toprağa, yokluğunu gömdüm karanlıklara,
    Alışamıyorum ayrılığına,
    Ağlamama müsaade etmiyorlar sen huzursuz olursun diye,
    Sığınmaya çalışıyorum çaresiz yalnızlığıma,
    Kalmadı sanki artık günlerimin bir gayesi,
    Yedi mi yemeğini? Aldı mı ilacını? bahanesi,
    Özlemek çok hüzünlü be annem,
    En zorlu bir tırmanışın durağı gibi,
    Ne yapsam, ne etsem boşluğun dolmuyor,
    Sanki dağ başında kalmışım,
    Sıcaklarda donarım,
    Esen rüzgârlarla yanarım,
    Koca Çınardın gittin kalmadı beylerin soyu senden sonra
    Gelecek nesil hep kalacak sana minnettar
    Ak alnın gibi yüreğin,
    Buram, buram burnumda tütüyorsun,
    Ömrün boyunca etrafa sevgi tohumları ektin,
    Annem sen gittin gideli başım çıkmıyor yastan
    Senden bana kalan en son hatıra
    Musalla taşında alnına koyduğum veda busesi,
    Nurlar içinde yat, hakkını helal et.
    Canım annem.

 

 

Gülsen BİRDAL
Gazeteci-Yazar
gulumbirdal@hotmail.com

10 Kasım 2013

  YORUM YAZMAK İÇİN TIKLAYINIZ...

&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&

Gülsen BİRDAL'ın Sitemizde 2011'de Yayımlanan Yazıları İçin TIKLAYINIZ...

Gazeteci-Yazar Gülsen BİRDAL'ın Sitemizde Yayımlanan Yazıları

   -OĞULA ÖZLEM

   -KADININ YARADILIŞI

   -NASIL YATAĞA ATARIM?

   -OYSA BİR UMUTTUR YAŞAMAK

   -NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

   -İSTERDİM

   -EŞLER BİR MAKASIN İKİ TARAFI GİBİ OLMALI

   -HAYAT YALNIZ GEÇER Mİ?

   -CESARET

   -2013 YILINDAN BEKLENTİLERİM

   -SUÇLULUK DUYGUSU

   -"AŞK"IN KATİLİ

   - KAVGADA SAKİN OLABİLMEK

   -ÇOCUKLARIMIZ

   -AYRILIKLAR

   -JÜBİLE YAPTIM

   -MUTLAKA OKUMALI

  -ANTAKYA (HATAY) SEYAHATİM

  -DOSTLARIM OKUYUN

  -GÜZEL KIZIM EVLENDİ

  -GÖNÜLDEN SEVENLER NEREYE GİTTİLER?

  -HAVUZ BAŞINDA OKUDUĞUM ŞİİRİM EVLİLİK GETİRDİ

  -ERKEK KADIN ARASINDAKİ ROLLER ÇATIŞMASI

  -TERSTEN DE AYNI OKU

  -DAHA MUTLU OLMAK

  -HAYATINIZA RENK KATMAK

  -LİMONU EVDEN EKSİK ETMEYİN

  -HAYLAZ TANSİYONUM FIRLADI TUTAMADIM

  -BİR ERKEĞİN EVLENMEYE KARAR VERMESİ

  -Engelli Çocuklu Olmak

  -CEP TELEFONUNUN KAPALI OLMASI BOŞANMA NEDENİ Mİ?

  -UTANMA DUYGUSU

  -YENİ YIL
 

 

EĞİTİM YAZILARI 

Web Counter
Web Counter

DEFA OKUNMUŞTUR       

 
   

  Başa Dön 

Yazdır

 
 
 
Copyright © Tüm Hakları Saklıdır [Çınar Arıkan]