ANAMUR'UN SESİ
"Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
arama   site haritası
 

 

 

           Anamur’da kongreler, Çanakkale 1915 ve Denktaş’a veda

    15 Ocak 2012 Pazar günü yapılan Anamur Ak Parti ilçe kongresinden çıkan sonuç bizi şaşırtmadı. Sandıktan Ahmet Yıldırım ve listesi çıktı. Olması gereken böyleydi ve sonuç beklendiği gibi oldu. Bundan sonra ne mi olur? Bunu bir anekdot ile anlatmaya çalışalım. Evden çıkmaya hazırlanan yeni gelinin annesi, kızını ağlarken görmüş ve istersen gel vazgeç gitme demiş. Bunun üzerine kızı, hem ağlarım hem giderim diye cevap vermiş.

          18/01/2012 tarihinde www.anamurunsesi.com  yazdı.

__________________________________________________________________

              Anamur’da kongreler, Çanakkale 1915 ve Denktaş’a veda

    15 Ocak 2012 Pazar günü yapılan Anamur Ak Parti ilçe kongresinden çıkan sonuç bizi şaşırtmadı. Sandıktan Ahmet Yıldırım ve listesi çıktı. Olması gereken böyleydi ve sonuç beklendiği gibi oldu. Bundan sonra ne mi olur? Bunu bir anekdot ile anlatmaya çalışalım. Evden çıkmaya hazırlanan yeni gelinin annesi, kızını ağlarken görmüş ve istersen gel vazgeç gitme demiş. Bunun üzerine kızı, hem ağlarım hem giderim diye cevap vermiş. O nedenle hala AK Parti ve Recep Tayip Erdoğan, umut olmaya devam ederken kimsenin Ak Parti treninden inmesini beklemek hayal olur. İsteseler de istemeseler de “durmak yok yola devam” demek zorundalar. Ama ne zaman AK Partide umutlar kararmaya, açık kapılar kapanmaya, iktidar gemisi su almaya başlar, işte o vakit de ister istemez kaçışlar başlar.

    Anamur’da 20 Ocak Cuma günü MHP’nin de kongresi var. Taraflar sıkı çalışıyor. Adam adama markaj yapıyorlar. Bir gidilen yere üç defa daha gidilip, iş rastlantıya bırakılmıyor. Ama bazı kongre için koşuşturan bazı MHP’lilerde bu şevk ve heyecanı 12 Haziran seçimlerinde görmemiştik. O zaman herkes “koyunu başkası sağsın, ben rahatıma bakayım” havasındaydı. MHP’de olup bitenlere de şaşırmadık. Sandıktan ne çıkar bilemeyiz, ama ortalık fena karışacak gibi.

    Anamur Belediyesinin Kültür hizmetleri serisinde Çanakkale 1915 Müze aracı 15–16–17–18 Ocak 2012 günlerinde Cumhuriyet Meydanı önünde ziyaretçilerini kabul etti. Daha ilk günden itibaren hava yağışlı ve soğuk olmasına rağmen büyük ilgi gördü. Pazar günü biri öğlenden önce diğeri de öğleden sonra olmak üzere iki defa ziyaret etme fırsatım oldu. Her defasında büyük küçük kadın erkek çok sayıda ziyaretçiyle karşılaştık. Birçokları ile selamlaşıp sohbet ettik.

    Salı günü çeşitli okullardan öğrenci gruplarının müze aracını gezmek için kuyruklar oluşturduğu, bazı öğrencilerin yeni yapılan Atatürk Anıtı önünde fotoğraf çektirme yarışına girdiklerini gördük. İlk girişte bizi Seyit Onbaşı’nın heykeli karşılıyor. Sonra temsili bir siper Mehmetçikler yer alıyor. Geri planda sürekli yayınlanan haberleşme konuşmaları insanın içini sızlatıyor. Silahlar, mermiler, giyim kuşam malzemeleri, çeşitli anılar ve mektuplar sergileniyor. Elbette sergilenenler Çanakkale’yi, 1915 Çanakkale şehitlerini ve Çanakkale Zaferini anlatmaya yetmez. Ancak görebildiklerimiz bile insanın kanını donduracak nitelikteydi.

    Japonlar yeni eğitime başlayan çocuklarını gurur duydukları ve acılarını hatırladıkları yerlere götürür gezdirirler ve daha ilk baştan bilinçlenmelerini sağlarlarmış. Bizim de gurur duyacağımız bazı olaylar ve anılar, hatırlamak istemeyeceğimiz acılar vardır. Bunlar eğitimin bir parçası haline getirilmeli ve her eğitim aşamasındaki gençlerimize gösterilmesi ve öğretilmesi gerekiyor.

    Kıbrıs tarihi günlerinden birini yaşıyor. KKTC kurucu Cumhurbaşkanı ve büyük devlet adamı Rauf Denktaş sonsuzluğa uğurlanıyor. 13 Ocak 2012’de vefat eden Rauf Denktaş’ın ardından seveni sevmeyeni herkes bir şeyler söyledi, rahmetlinin büyüklüğü, devlet adamlığı tekrarlanıp durdu. Ne yazık ki, biz Türkler hep böyleyiz. İnsanlar hayatta iken değer vermez, edebilsek yerin dibine batırmaya çalışır, öldürmekten beter ederiz. Ama öldükten sonra arkasından yas tutar, büyüklüğünden, iyiliklerinden ve erdemlerinden söz eder yüceltmeye çalışırız.

    Bu anlayışın en yakın örneklerinden biri de rahmetli Rauf Denktaş’tır. 2003’lerden itibaren Denktaş Beyin eleştirilmedik bir tarafını bırakmadılar. Diktatör, despot dediler, uzlaşmaz dediler, inatçı dediler, “mister no” lakabını taktılar. 2004 halkoylamasında % 65 gibi bir yıkımla, diri diri toprağa gömdüler. Ama tarih bir kere daha Denktaş Beyi haklı çıkardı, o günlerde “yes bee annem” diye sokaklara dökülenler, AB ve Rumlar tarafından aldatıldıklarını geç de olsa anladılar.

    Ne yazık ki Denktaş’ı o günlerde siyaseten bitirmiş, tarihe gömmüş olanlar, şimdilerde kalkmış arkasından ne kadar üzüldüklerini anlatmaya çalışıyor, cenaze törenlerine takım ve koro halinde katılıyorlar. Bunlara Denktaş Beyin deyimi ile cevap verelim. “Kafanıza Denktaş kadar taş düşsün emi.”

 

 

Hüseyin ŞİNASİ
huseyinsinasi@gmail.com
Tel: 0505 5967372

    Hüseyin ŞİNASİ'nin Yayımlanmış Yazıları

Hüseyin ŞİNASİ'nin 2011'de Yayımlanmış Yazıları İçin TIKLAYINIZ...

Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
ANAMUR'UN SESİ

 
   

  Başa Dön 

Yazdır

 
 
 
Copyright © Tüm Hakları Saklıdır [Çınar Arıkan]