ANAMUR'UN SESİ
"Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
arama   site haritası
 

 

 

          ASLİ KUSUR

      Mahkemelerimizden ibretlik iki karar.
    Diğerleri de emsal gösterebilirler artık buna bakarak.

             11.01.2012 tarihinde anamurunsesi.com yazdı.

___________________________________________________________________________

                  ASLİ KUSUR

    Mahkemelerimizden ibretlik iki karar.
    Diğerleri de emsal gösterebilirler artık buna bakarak.

         ***

    İlki; Öğretmen öğrenci dövüyor. Disiplin yönünden ve idari yönden ceza alıyor. Yargıya başvuruyor. Talebe dövmenin öğretmenin asli görevleri arasında yer almadığı gerekçesiyle "yürütmenin durdurulmasına” deniyor.

         ***

    İkincisi; Müdür yardımcısı öğrenciyi dil kursuna yazdırıyor. İlk taksiti nakit olarak elden alıyor ama götürüp yerine yatırmıyor. Bir de senet imzalatıyor velisine. Öğrenci bir ay sonra kursu bırakıyor. Borç yüzünden velinin evine haciz geliyor. Md. Yrd. İdari yönden, disiplin yönünden suçlu görülüyor. Durum yargıya intikal ediyor. Yüce mahkeme bunda da “asli görevle ilgili kusur” görmüyor, "yürütmenin durdurulmasına” karar kılınıyor.

         ***

    “El adl, esas-ül mülk.”
    Ne diyelim şeriatın kestiği parmak acımaz.
    Şimdi burada “asli kusurlu” olan kararın kendisi mi, yoksa işlenen fiil mi? Onu vicdanlara havale ediyoruz.
    Ancak şunu da demeden geçemiyoruz.
    “Adaletinle bin yaşa sen yüce mahkeme." Karakuşi Kadıların çağdaşlarını tanımış olduk sayelerinde. ”Aslan yatağı boş kalmamış” belli ki. İki kararıyla yâd edelim de tarihimize mal olmuş namlı kadıyı da görülsün hangi kökün üstünde bittiğini. (Kanundan adaletten ayrılmayan her övgüye layık saygın yargıçlarımızı tenzih ederek elbette)

          ***

     Hırsız, yağmur borusuna tutuna tutuna balkona çıkmış, iki adım atsa içeri girecek, lakin korkuluğu tutmuş elinde kalmış, aşağı düşmüş, ayağını kırmış...
    Çıkıkçıya, kırıkçıya, hekime, cerraha gideceğine doğru “Karakuş”a koşmuş:
    “Kadı Efendi, soyacağım eve girmek isterken, balkonun korkuluğu kırıldı, düştüm ayağımı kırdım, ev sahibinden davacıyım!”
    Kadı bile şaşırmış:
    “Niye, ev sahibinin günahı ne?”
    “Balkonu çürük yaptırdığı için, düştüm”
    “Sen de evi soymaya girmişsin ama…”
    “Onun cezası başka!”

    Karakuş’un da aklı yatmış, ev sahibini çağırmış:
    “Niçin balkonun korkuluğunu çürük yaptırdın, adam düşmüş ayağını kırmış!”
    Ev sahibi boynunu bükmüş:
    “Balkonu ben yapmadım ki, marangoz yaptı, kabahat onun!”
    Marangoz çağırılmış, kadı adamı azarlamış:
    “Niçin işini doğru dürüst yapmıyorsun, bak adam düştü, ayağını kırdı!”
    Marangoz da kendisini savunmuş:
    “Kadı Efendi, ben balkonu yaparken, sokaktan yeşil feraceli bir kadın geçiyordu, ona dalmışım, o kadar güzel yeşildi ki! Demek ona bakarken çiviyi boşa çakmışım, korkuluk kırılmış!”
    Kadı, marangozun bu savunmasını da geçerli bulmuş, mübaşire bağırmış:
    “Yeşil feraceli kadını bulup getirin!” Kadın gelmiş, Kadı Efendi çıkışmış:
    “Be hatun, niçin o kadar göz alıcı ferace takıyorsun, senin feracenin rengi marangozun gözünü almış, kaza olmuş!”
     Kadın da kendisini savunmuş:
    “Kadı Efendi, ben feraceyi boyasın diye, boyacıya verdim, o da tutmuş yeşile boyamış, bütün suç boyacının!”
    Kadı Efendi, boyacıyı çağırtmış:
    “Ulan boyacı, niçin hatunların feracesini öylesine göz alıcı yeşile boyuyorsun da, onlar yoldan geçerken balkon yapan marangozların gözlerinin feraceye takılıp, çivileri boşa çakmalarına ve oraya tırmanmaya kalkan hırsızların yere düşerek ayaklarını kırmalarına neden oluyorsun?”
    Boyacı cevap bulamamış.
    Karakuş kükremiş:
    “Götürüp asın bu boyacıyı...”
    Boyacıyı götürmüşler. Bir süre sonra cellât gelmiş:
    “Kadı Efendi, demiş, o boyacının boyu sehpaya uzun geldiğinden kendisini asamıyorum...”
Karakuş:
    “Öyleyse, kısa boylu bir boyacı bul, onu as...”

          ***

    Aynı Karakuşi Kadı, bir fırının önünden geçerken burnuna güzel bir koku gelmiş. Vitrinde güveç içinde nar gibi kızarmış sahibini bekleyen nefis bir ördek var... Karakuşi Kadı, fırıncıya “Ben bunu aldım” demiş.
    Kadıya itiraz edilir mi? Fırıncı hemen ördeği paket yapıp vermiş.
    Az sonra ördeğin sahibi gelmiş: “Hani bizim ördek?”
    Fırıncı boynunu büküp “uçtu” deyince iş kavgaya dönüşmüş. Kavga sırasında fırıncı, araya giren bir gayrimüslim müşterinin gözünü çıkarınca korkup kaçmaya başlamış... Gayrimüslim de peşinde kovalıyor.
    Bir duvardan atlarken, bilmeden öteki taraftaki hamile bir kadının üstüne düşmüş.
    Kadın, çocuğunu düşürdüğü için, kadının kocası da fırıncının peşine düşmüş.
    Can havliyle kaçan fırıncının çarpıp devirdiği Yahudi bir vatandaş da kızıp peşlerine takılmış...
    Sonunda duruma müdahale eden zaptiyeler hepsini yakalayarak Karakuşi Kadının karşısına çıkarmışlar.
    Kadı sırayla sormuş...;
   Ördeğin sahibi, “Bu adam ördeğimi hiç etti” diye şikâyet etmiş.
    Karakuşi Kadı, fırıncıya sormuş:
    “Ne yaptın bu adamın ördeğini?”
    Fırıncı “uçtu” demiş. Kadı, kara kaplı defterini açmış:
    “Ördeğin karşısında tayyar yazılı.
    Tayyar ‘uçar’ anlamına gelir.
    O halde ördeğin uçması suç değil”
diyerek fırıncının beraatına karar vermiş.
    Gözü çıkan gayrimüslim vatandaşa sormuş... Onun şikâyetine de kara kaplı defterden bir madde bulmuş:
    “Her kim, gayrimüslimin iki gözünü çıkara, o müslimin tek gözü çıkarıla...”
    Davacı “Ne olacak?” diye sorunca Karakuşi Kadı; şimdi demiş, “Fırıncı senin öbür gözünü de çıkaracak, biz de onun tek gözünü çıkaracağız.”
    Tabii gayrimüslim şikâyetinden hemen vazgeçmiş, fırıncı bu davadan da beraat etmiş.
    Çocuğunu kaybeden kadının kocasına da Karakuşi Kadı, “tamam” demiş, “Karını vereceksin, bu adam yerine yeni çocuk koyacak.”
    Böyle olunca adam da şikâyetini anında geri almış, fırıncı bu davadan da kurtulmuş.
    Kadı dönmüş Yahudi'ye:
    “Senin şikâyetin ne?” bre;
    Yahudi ellerini açmış,
    “Ne diyeyim kadı efendi” demiş,
    “Adaletinle bin yaşa emi !” 

 

 

Osman ERENALP
Ankara-11 Ocak 2012
Tel-Cep: 0 505 663 1620

OSMAN ERENALP'İN 2011 YAZILARI İÇİN TIKLAYINIZ...

2012'DE YAYIMLANAN YENİ  YAZILAR

-İTİBARSIZLAŞTIRMA -ŞEB-İ YELDA

 

  KÖŞE YAZILARIMIZ TOPLAM DEFA OKUNMUŞTUR...

______________________________________________________________

"Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
ANAMUR'UN SESİ  

 
   

  Başa Dön 

Yazdır

 
 
 
Copyright © Tüm Hakları Saklıdır [Çınar Arıkan]