ANAMUR'UN SESİ
"Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
arama   site haritası
 

 

 

   CETKODER GENEL BAŞKANI YAZIYOR...     

      Haddini bilmek en önemli meziyettir

    Yazıyorum, söylüyorum diye neredeyse 15 -20 yıldır tanıdığım insanlar korkularından arkalarını dönüp kaçıp gidiyorlar. Gittiğim yerlerde ise, bulundukları yerleri terk ediyorlar. Müthiş kişilik fukarası olduklarını, karakter ve kişilikten nasiplerini almadıklarını, makam ve mevkilere boşuna getirilip oturduklarını, oturdukları koltuk uğruna satamayacakları değerlerinin olmadığını anladım.

    Zaten biliyordum da, eh işte bir umutla belki öyle değildir diyordum. Önemli değil. Ben yazdıkça, söyledikçe “bilgiyi kim veriyor, bilgiyi kim sızdırıyor? Sen yazdırıyorsun, o yazdırıyor, senin anına geliyor, görüşme, konuşma, adam yerine koyma” diyerek bir makama hasbelkader gelmişlere nasihat ve tehdit eden ilgili yetkililer var. YAZIKLAR OLSUN…

    Biz buradayız.

    25 senedir yazıyoruz.

    Yazmaya da bağırmaya da devam edeceğiz. Onlar düşünsün. Onlar kaşınsın.

    Şantajla, tehditle, sahtekârlık ve hilekârlıkla makamda kalmaya çalışanlar utansın.

    Ne demişler etme bulma dünyası..

    Bakın size bir dini hikâye aktarayım…

    Hikâye bir adam, karısı ve yaşlı babası arsında geçer.

    Kadın kayınpederini istememekte, huysuzluk etmekte, sık sık tartışma çıkartıp evin huzurunu bozmaktadır.

    Bir gün kocasına:

    - Bey... bey.. Bezdim bezdim. Bir gün göremedim. Gençliğim gidiyor. Ya ayrılalım, babanla kal., ya da al babanı al da nereye götürürsen  götür beraber kalalım. Yoksa ben gidiyorum. Dayanamayacağım artık der.

    Adamcağız şaşkın bir şekilde ve biraz da sitemli bir vaziyette:

    -Ne diyorsun hanım, o benim babam, babam; öldüreyim mi, atayım mı? Kimi var bizden başka bakacak, Ayıp değil mi, günah değil mi dese de karısı ısrarda ısrar eder..

    Adam bakarki olacak gibi değil, babasını dağa bırakmaya karar verir.

    Yanına küçük oğlunu da alarak yola koyulurlar.

    Babasına da:

    - Baba, torununla beraber dağa oduna gidiyoruz, istersen sen de gel" der.

    Baba çaresiz gelinin dırdırını dinlemektense onlarla beraber dağın yolunu tutar..

    Yola koyulurlar. Dağlara, ormanların içlerine girip epey bir müddet gittikten sonra, adam babasına:

    - Baba sen burada biraz dinlen. Bizde odun toplayalım, der ve yaşlı adamı orada bırakıp yanından ayrılırlar.

    Tabi hızla odun toplamadan, babasını orada bırakarak geldikleri yoldan geri dönerler.

    Yolda küçük oğlu:

    - Dedemi almadık baba der. 

    - Dedeni oraya bıraktık oğlum. Artık çok ihtiyarladı o orada kalacak der.

    Torun ısrar eder:

    - Ben Dedemi isterim...

    En sonunda babasına ne dese desin fayda etmeyeceğini anlayan çocuk:

    - Baba, sen ihtiyarladığında ben de senin dedemi getirip bıraktığın gibi, seni getirip dağa mı bırakacağım? der demez adamın aklı başına gelir… Yaptığı hatanın farkına varır. Babasını almaya karar verir. Çok acele hareketle babasının yanına geri gelir. Yaşlı ihtiyar, kendisini almak için yoldan geri dönen oğluna:

    - Evlâdım, sen beni bırakıp gidemezsin. Çünkü ben babamı bırakmadım. Ölünceye kadar ona hizmet ettim der.

    Adam babasını alıp eve geri getirir. «Çünkü Bu dünya etme-bulma dünyası» diye...

    Unutma sen ne yaparsan sana da onun aynısının yapılacak.

    Şimdi sizler ellerinizde yetki, makam ve mevki ile bu fütursuz, ahlaksız ve görgüsüz davranışları sergileyebilirisiniz. Biz sizden öncekileri de, onlardan öncekileri de gördük. Daha neler göreceğiz, kim bilir? Her makama gelen bir hışımla, bir bilmişlikle gelmiştir, kendisinden öncekilere atıp tutmuştur, sonra kendi PAKET olup gitmiştir.

    Bekleyeceğiz göreceğiz…

    Bu arada benim arkamdan yapılanları görmeyen, hissetmeyen, yâda olur olmadık isnatlarda bulundukları kadar duygusuz insanlardan değilim.

    Ben haddimi çok iyi bilirim.

    Önemli olan haddini bilmeyenlerin haddini bilmesi...

    Benden dolayı maiyetindekilere eza verenler var. Çile çektirenler var. Onların kalp gözü kör olmuş. Biz rabıta sahibi insanlarız. Allah’a havale ediyorum. O her şeyi bilir her şeyi görür.

    Bakın yazımı şu hikaye ile tamamlayayım.

    Bir zamanlar Vâlilik yapan birisinin çok güzel bir bahçesi varmış.

    Bu bahçe rengârenk çiçeklerle donatılmış, tam bir zevk ve sefâ yeriymiş.

    Bir gün vâli, bu bahçeye gelmiş.

    Vâli, Bahçede çalışan bahçıvanın karısını gözüne kestirmiş. Bir bahane ile kadının kocası olan bahçıvanı, bir iş için dışarıya göndermiş. Bu arada kadına da demiş ki;

    -Bahçenin tüm kapılarını kapat. Hiç bir kapı açık kalmasın!

    Kadın, akıllı ve namuslu kadınmış.

    Vâlinin kendisine bakışından ve tavrından kötü niyet taşıdığını anlamış.

    Gidip bir ağacın arkasına saklanmış ve biraz zaman geçtikten sonra gelip demiş ki:

    -Kapıları kapattım. Yanlız bir tanesi açık kaldı. Onu kapatmaya bir türlü gücüm yetmiyor. Ne kadar uğraşsam da kapatamıyorum.

    Vali:

    —O, hangi kapıdır?

    Kadın:

    —Bu kapı, Allahü tâlânın (Basir) sıfatıyla bizi gördüğü kapıdır.

    Vâli, bu sözü duyunca, yüzü kızarmış, çok pişman olup, içinden geçirdiği şeylerden dolayı hemen tövbe etmiş. Bir daha aklına böyle kötülükler getirmemek için, Allahü talanın sevgili kullarından birinin bulunduğu yere gidip, onun sohbetinde kendini yetiştirmiş. Daha sonra Allahü talanın sevgili kullarından biri olmuş.

          Basir…

    Her şeyi gören demektir.

    Allah her şeyi, herkesin yaptığını görür.

    Onun görmesine hiç bir şey engel olamaz.

    Allah'ın, kalpteki fısıltıları, beyindeki oluşumları, fikirdeki gizlilikleri, kalplerdekini, zifiri karanlık bir gecede kapkara bir taşın üzerinde yürüyen simsiyah bir karıncayı ve çıkardığı sesi görür, duyar, bilir.

    Kıssadan bir hisse de bu arkamdan konuşanlarda kendileri için çıkartsınlar.

    İbadette ihlâs, kulun Allah'ı görmemesine rağmen, Allah'ın onu gördüğünü bilmesi ve onu görür gibi ibadet etmesidir.

    Bu günlük de bu kadar.

    Baki selam ve dua ile.

 

 

MUSTAFA GÖKTAŞ
İKTİSATÇI
ÇEVRE VE TÜKETİCİ HAKLARINI KORUMA DERNEĞİ (ÇETKODER)
GENEL BAŞKANI

__________________________________________________________________

                 YAZARIMIZ MUSTAFA GÖKTAŞ' IN SİTEMİZDE YAYIMLANAN YAZILARI                 

 

 

 

 YAZILAR BÖLÜMÜ TOPLAN   DEFA OKUNMUŞTUR

"Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
ANAMUR'UN SESİ  

 
   

  Başa Dön 

Yazdır

 
 
 
Copyright © Tüm Hakları Saklıdır [Çınar Arıkan]