ANAMUR'UN SESİ
"Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
arama   site haritası
 

 

 

  "ÇETKODER GENEL BAŞKANI YAZIYOR"       

                Bize ne oluyor böyle?

    Ülkemiz üzerinde oynanan oyunlar dinmek bilmiyor. Eğer bizler aklıselim davranmaz isek, eğer bu ülkenin okumuş aydın kesimi, aklı çalışan insan, sağduyusunu harekete geçirmez ise vaziyet giderek kötüye gidiyor.

    Evvelki gün bir haber okudum. Aklen malül bir kız çocuğunu babası yıllarca kullanmış. Resmen cinsel ilişkiye girmiş. Baba ölmüş. İki amcası varmış. Bu sefer onlar sırayla bu işi yapmışlar ve kız sonunda hamile kalmış. İş hastanede ortaya çıkmış. Amcalar yakalanmış içeri tıkılmış. İfadeler sırasında şahit köylüler dinlenince Babasının da bu işi yaptığı, küçük kızın bir iki kez doğum yaptığını belirtmişler. Kanım dondu. Tuhaf oldum. Allah’ım yarabbi, bu nasıl bir iştir, nasıl bir olaydır?

      27.12.2009 www.anamurunsesi.com yazdı.

____________________________________________________________________________

        Bize ne oluyor böyle?

    Ülkemiz üzerinde oynanan oyunlar dinmek bilmiyor. Eğer bizler aklıselim davranmaz isek, eğer bu ülkenin okumuş aydın kesimi, aklı çalışan insan, sağduyusunu harekete geçirmez ise vaziyet giderek kötüye gidiyor.

    Evvelki gün bir haber okudum. Aklen malül bir kız çocuğunu babası yıllarca kullanmış. Resmen cinsel ilişkiye girmiş. Baba ölmüş. İki amcası varmış. Bu sefer onlar sırayla bu işi yapmışlar ve kız sonunda hamile kalmış. İş hastanede ortaya çıkmış. Amcalar yakalanmış içeri tıkılmış. İfadeler sırasında şahit köylüler dinlenince Babasının da bu işi yaptığı, küçük kızın bir iki kez doğum yaptığını belirtmişler. Kanım dondu. Tuhaf oldum. Allah’ım yarabbi, bu nasıl bir iştir, nasıl bir olaydır?

    Bugün bir başka haber okudum. Ağabey kız kardeşini hamile bırakmış. Benzer anlatım ve çirkinlikler. Küçük kız hastane tuvaletinde doğurmuş. Kuzeni ile yatakta basılmış. Bir başkası kocasının Kuzeni ile kaçmış. Yine spastik engelli kızımıza akrabaları cinsel istismarda bulunmuş. Yarabbi sen büyüksün. Bu nasıl bir iştir? Bize ne oluyor böyle? Bu mübarek millete ne oluyor Allah aşkına? Çözeniniz var mı? Akademisyen büyüklerimiz ne olur eğilin bu işin üzerine, bu iş iyiye gitmiyor. Eğitim sistemini ele alın. Müfredatı gözden geçirin. Yaşam biçimlerini araştırın, sosyal yaşamı iyileştirmenin yollarına bakın. Ne yapacaksanız yapın. Ama bir an evvel yapın.

    Ben Mersin’de doğdum ve gençliğim orada geçti. Şu Anda İstanbul’dayım. Size bir şey anlatacağım. Belki hoşunuza gitmeyecek ama yine anlatayım. Biz küçük iken ilkokul, orta okul ve lise yıllarımızda bulunduğumuz Mersin Merkez’de çok az sayıda mahalle vardı. Cami şerif, Bahçe, Hamidiye, Çankaya, Mesudiye, Yenimahalle, Mahmudiye gibi.. Şimdi yüz’e yakın mahalle var. İnanın o mahallelerde her dinden, mezhepten, etnik kökenden insanla beraber büyüdük. İnanın buna kardeşçe el ele büyüdük. Sevdik kız aldık verdik. Acımızı tatlımızı paylaştık. Düğünlerde ölümlerde beraber olduk. Vallahide böyle billahide böyle. Benim beraber büyüdüğüm, Hıristiyan Arap, Kürt, Türk, İtalyan vardı. Yine Arap alevi, Kürt alevi… Ermeni kökenli kardeşlerimiz… Fransız kökenli, Alman kökenli, Suriye kökenli kardeşlerimiz vardı ve insanca, uygarca beraber yaşadık. El ele idik. İnanın buna. Yaşım 45. bu yıl geçti oldu 46. Size en kutsal değerler üzerine yemin ederim. Hiç ayrımcılık ve fitne fesat olmadı. Mesela bu gün aşure günü Ben hanefi mezhebindenim, Kirvem Alevi. Küçüğüz kirvemin karısı anam gibi, kendisi babam gibi iç içe büyüdük. Yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmedi. Öyle güzel aşureleri anacağızlarım ( kendi anam ve kirvem) yaparlardı ve yemeye doyamazdık. O kirvem şimdi çok hasta. Ben kendi hastalığımı hiç dert etmedim. Ama sevdiklerimin hastalıkları, ölümleri beni çok üzmüştür. Tıpkı Michel (mişel) gibi. Mişel, dünya iyisi bir Hıristiyan ortadokstu. Beraber büyüdük. Beraber aynı kıza platonik olarak aşık olduk. Kızın dünyadan haberi yok biz Mişel ile elli çeşit numaralar çekerdik birbirimize. Çok güzel insandı. Ben motorcuyum. Hasta bir motorcu… Binemediğim gün hastalanırım. Bindiğim zaman rahatlarım. Sakinleştirici gibidir. Mişel’de öyle idi. Bir gün Hafif alkollü iken ve tek başına seyir halinde iken Mersin’in yüz karası üst geçidi Halil paşa köprüsünden uçtu ve yaşamını yitirdi. Öz kardeşim gibiydi, tam 6 ay kendime gelemedim. Ve motoruma da binmedim. (Vazgeçemedim tutkumdur, halen binerim)

    Yine, Bir Adranik’imiz vardı. Ermeni kökenli. Babası matbaa ustası idi. Bana matbaacılığı o sevdirdi. Dünyalar iyisi babası (babamız) Adis amca, dünyalar tatlısı eşi Margarit teyze. Beraber büyüdük paylaştık hayatı biz bu insanlarla. Hiçbir kötülüğümüz olmadı ve yemin ederim kız aldık verdik. Bunları niye yazıyorum? Ya bu söylediklerim 30 sene öncesine kadar böyle idi. Son 30 yılda ne odluda biz böyle birbirimizi yiyoruz, paylaşamıyor, bölüşemiyor, sevgi ve hoşgörüden uzak yaşıyoruz?

    Arkadaşlar bu ülkede etnik kökeni, dili, dini, Rengi, mezhebi ne olursa olsun biz atalarımızla beraber hep kardeşiz.

    Biz neyi paylaşamıyoruz da ülkenin huzurunu kaçırıyor yaşamı alt üst ediyoruz?

    Size bir olay anlatayım.

    Geçen gün aracım arızalandı. Sabah dolmuşa bindim işe gidiyorum. Dolmuş hınca hınç dolu. Herkesin suratı asık gülmüyor ve birbirine öyle kötü bakıyor ki, kafamı önüme çevirmek zorunda kaldım. Ya millete ne oluyor böyle, sabah sabah sanki işe değil toplama kampına gidiyoruz. Öyle kin ve nefretle bakıyor. Yâda keyifsiz ve umutsuz…

    Yine bir gün eşim, çocuğum ve ben kırmızı ışıkta durdum. Gayri ihtiyari kafamı çevirdim yanımdaki arabaya baktım. Adam bana bir bakıyor, Tanımam etmem. Sanki 100 yıllık can düşmanıyım yâda anasının kırığıyım. Öyle nefretle bakıyor. Hayret ya, nasıl bir toplum olduk böyle? Ne olur buna bir çare.. Tez elden bir çare…

    Bugün Gazeteleri elime aldım Sevgili İlhan Kesici ile ilgili haberleri okudum. Mecliste konuşma yaparken dergideki porno resim onu üzmüş ve terletmiş. Temiz ve dürüst bir adamdır. 1991 de tanıdım. Pırlanta gibi insandır. Gerçekten bilgili, görgülü, edep sahibi, kültürlü, donanımlı bir adamdır. DYP de adama olmadık yakıştırmalar yaptılar. Dino amca ve Teyzeler onu kabullenemediler. O da gitti ANAP’tan vekil oldu. Sonra kader onu buraya kadar getirdi. CHP de şu an. Fırıldak, yavşak, sahtekâr, namussuz, dönek, üçkâğıtçı bir adam değildir. Öyle bilinen siyasi TAZI’lardan da değildir. O olduğu gibi bir adamdır. İyi bir Anadolu çocuğudur. O dergiyi ekonomik açıdan gösterirken o açık resimi söyleyenler olunca utandım demiş. Doğrudur, utanma duygusu olan AR sahibi biridir. Ben 1991 de Onunla yan yana yürüdüm. Ve onun yeri milletvekilliği değil, Bakan, Başbakan, Cumhurbaşkanı olacak adamdır. Buna inanın. Bu ülke ve insanı o ve onun gibi insanlardan fayda görür. Ama kime ne anlatacağız şimdi. Gidin şimdi CHP ye orada da onun için ne kumpaslar vardır. Biz diyorum ya, acayip olduk..

    Bu günlük de bu kadar. Kalın sağlıcakla.
 

 

MUSTAFA GÖKTAŞ
İKTİSATÇI
ÇEVRE VE TÜKETİCİ HAKLARINI KORUMA DERNEĞİ (ÇETKODER)
GENEL BAŞKANI
mustafagoktas006@gmail.com

*******************************************

______________________________________________________________

"Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
ANAMUR'UN SESİ  

   
 
   

  Başa Dön 

Yazdır

 
 
 
Copyright © Tüm Hakları Saklıdır [Çınar Arıkan]