ANAMUR'UN SESİ
"Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
arama   site haritası
 

 

 

  "ÇETKODER GENEL BAŞKANI YAZIYOR"       

Makam sahibi olanlar Kibirden uzak durmalı (!)

Son günlerde çok önemli ihbar telakki edecek hususları gündeme getirdik.

Bundan rahatsız olanlar bir karalama ve iftira çabası içine girdiler.

Hele ki biri var ki, haddini aştı.

Adalet ve tevazu sahibi olması gerekirken hiddetlendi, yetki ve görevini kötüye kullanacak şekilde suiistimal edip, makamının verdiği cesaretle KİBİR yaptı, kendini beğenmiş bir halde bizlere bir tavır takındı.

        26.03.2011 www.anamurunsesi.com yazdı.

____________________________________________________________________________

Makam sahibi olanlar Kibirden uzak durmalı (!)

Son günlerde çok önemli ihbar telakki edecek hususları gündeme getirdik.

Bundan rahatsız olanlar bir karalama ve iftira çabası içine girdiler.

Hele ki biri var ki, haddini aştı.

Adalet ve tevazu sahibi olması gerekirken hiddetlendi, yetki ve görevini kötüye kullanacak şekilde suiistimal edip, makamının verdiği cesaretle KİBİR yaptı, kendini beğenmiş bir halde bizlere bir tavır takındı.

Hiç hoş ve şık değildi.

Bir daha tekrarlar ise, Babasından miras kalmayan, devletin makamı olan o oturduğu koltuktan kaldırmasını da biliriz.

Neyse devlet kapısında olanlar için Adalet ve tevazunun ne kadar önemli olduğunun altını çizerek size geçmişten dini bir hikâye anlatayım;

Emevi halifelerinin büyüğü Ömer b. Abdülaziz Hazretleri, devlet başkanlığı sırasında kul hakkı ve sosyal adalet hususunda çok titiz davranırmış. Gece çalışmalarında ayrı işlere tahsis ettiği iki kandili varmış. Bunlardan birini kendi özel işleriyle ilgili notları yazarken kullanır, öbürünü ise devlet ve millet işleriyle ilgili yazışmalarda kullanırmış. Halife, birden fazla gömleği olmayan, varlıksız biriymiş. Yakınlarından birisi Ömer b. Abdülaziz'e bir elma hediye göndermiş. O da elmayı biraz kokladıktan sonra sahibine geri göndermiş. Elmayı geri götüren görevliye şöyle demiş:

- Ona de ki, elma yerini bulmuştur.

Fakat görevli itiraz edecek olmuş:

- Ey müminlerin başkanı! Rasulullah Aleyhisselâm hediye kabul ederdi. Bu elmayı gönderen de senin yakınlarındandır.

Halife cevap vermiş:

-Evet ama Rasulullah s.a.v.'e verilen hediye idi. Bize gelince, bize verilen hediyeler rüşvet olur…

Mübarek insan Valilerin maaşlarını o dönemde çok bol verirmiş. Sebebini şöyle açıklarmış:

— Valiler para sıkıntısı çekmezler, bütün ihtiyaçları karşılanırsa, kendilerini halkın işlerine vakfederler.

Yine bir gece halifenin yanında bir misafiri vardır. Kandilin yakıtı tükenmiştir. Misafir der ki:

—      Hizmetçiyi uyandıralım da kandilin yağını koyuversin.

—      Hayır, bırak onu uyusun. Ben ona iki ayrı işi yaptırmak istemem.

— Öyleyse ben kalkıp kandile yağ koyayım.

— Olmaz, misafire iş gördürmek yiğitlikten sayılmaz.

Kendisi kalkar, kandilin yağını koyup yerine döner ve şöyle der:

— Ben kalkıp iş yaparken de Ömer'dim; gelip oturdum, yine aynı Ömer'im.

İki buçuk yıllık halifelik döneminde İslâm âleminde adaleti hâkim kılmıştır. Büyük dedesi Hz. Ömer r.a. gibi adalet ve basiret sahibidir. Henüz kırk yaşlarında iken onu çekemeyenler tarafından bin dinar altın para karşılığında hizmetçisi eliyle zehirlenmiştir. Hizmetçisi suçunu itiraf ettiğinde, Ömer b. Abdülaziz, paraları adamdan alarak devlet hazinesine koymuş, kendisini serbest bırakmış, öldürülmekten kurtulması için de kaçmasını söylemiştir.

Bilmem anlayabildiniz mi?

Adalet duygusu ve tevazu devlet adamında nasıl olmalı işte size bir göstergesi. Şimdikiler böyle mi? Makama oturmaya görsün. Köstekleniyor, böbürleniyor, ahkâm kesiyor. Birde burnundan kıl aldırmıyor. Anlamadığı, bilmediği işte sormuyor. Danışmıyor. Çokbilmiş havalardalar. İşte makamlara layık olmayan liyakat sahibi olmayan insanlar getirilirse olacağı budur.

Allah ıslah etsin ne diyelim.

Bu arada beni vefasızlıkla suçlayanlara vefaya ne derece önem verdiğimi belirtmek isterim. Ben kapıma bağladığım bir köpeğe bile vefa duyarken, beşeri ilişkiye girdiğim insanlara karşı asla vefasızlık yapmam ve yapmadım da. Buna bir örnek göstersinler insanlıktan istifa ederim. Bilmem anlatabildim mi? Vefa diyen önce gitsin aynaya kendine baksın, geçmişine baksın. Ve yaşantısına baksın…

Bunlardan hemen sonra size Halife Ömer döneminden Ahde vefa ile ilgili bir olay anlatayım.

Hz. Ömer arkadaşlarıyla sohbet ederken, huzura üç genç girer ve derler ki:

 

-Ey halife bu aramızdaki şu arkadaş bizim babamızı öldürdü ne gerekiyorsa lütfen yerine getirin.

Bu söz üzerine Hz. Ömer suçlanan gence dönerek:

-Söyledikleri doğrumu diye sorar.

Suçlanan genç derki,  evet doğru... Bu söz üzerine Hz Ömer:

-Anlat bakalım nasıl oldu diye sorar.

Bunun üzerine genç anlatmaya başlar, derki :

 -Ben bulunduğum kasabada hali vakti yerinde olan bir insanım ailemle beraber gezmeye çıktık kader bizi bu arkadaşların bulunduğu yere getirdi. Hayvanlarımın arasında bir güzel atım var ki gören dönüp bir defa daha bakıyor hayvana. Ama ne yaptıysam atıma bu arkadaşların bahçesinden meyve koparmasına engel olamadım. Arkadaşların babası içerden hışımla çıktı atıma bir taş attı. Atım oracıkta öldü. Nefsime bu durum çok ağır geldi. Ben de bu sefer bir taş attım, babası öldü. Kaçmak istedim, fakat arkadaşlar beni yakaladı, durum bundan ibaret, dedi.

 Bu söz üzerine Hz Ömer söyleyecek bir şey yok. Bu suçun cezası idam, madem suçunu da kabul ettin... İdam edeceğiz dedi.

Bu sözden sonra idam hükmü verilen delikanlı söz alarak:

-Efendim bir özrüm var. Ben memleketinde zengin bir insanım.. Babam rahmetli olmadan bana epey bir altın bıraktı..  Gelirken kardeşim küçük olduğu için onları saklamak zorunda kaldım.. Şimdi siz bu cezayı şu anda infaz ederseniz yetimin hakkını zayi ettiğiniz için Allah indin'de sorumlu olursunuz. Bana üç gün izin verirseniz ben emaneti kardeşime teslim eder gelirim. Bu üç gün için de ben gelene kadar yerime birini kefil olarak bulurum der.

Hz Ömer dayanamaz ve der ki:

 -Bu topluluğa yabancı birisin, senin yerine kim kalır ki?

Sözün burasında genç adam ortama bir göz atar ve der ki;

-Bu zat benim yerime kalır.

O zat Hz peygamber (s.a.v) efendimizin en iyi arkadaşlarından, daha yaşarken cennetle müjdelen Amr ibni Asr' dan başkası değildir.

Hz Ömer Amr 'a dönerek

—Ey amr delikanlıyı duydun, ne diyorsun der.

 O yüce sahabi:

—Evet, ben kefilim, der ve genç adam bunun üzerine serbest bırakılır.

Üçüncü günün sonunda vakit dolmak üzere ama giden gençten bir haber yoktur. Medine’nin ileri gelenleri Hz Ömer’e çıkarak gencin gelmeyeceğini, dolayısıyla Amr ibni Asr'a verilecek idamın yerine, maktulün diyetinin verilmesini teklif ederler.

Fakat gençler razı olmaz ve babamızın kanı yerde kalsın istemiyoruz, derler.

 Hz Ömer kendinden beklenen cevabı verir, derki,

-Bu kefil babam olsa fark etmez, adaletten şaşmam ve cezayı infaz ederim.

 Hz. Amr ibni Asr ise tam bir teslimiyet içerisinde derki,

-Biz de sözümüzün arkasındayız.

Bu arada kalabalıkta bir dalgalanma olur ve insanların arasından genç görünür.
Hz. Ömer gence dönerek derki,

-Evladım gelmeme gibi önemli bir fırsatın vardı neden geldin?

Genç vakurla başını kaldırır ve:

-Ahde vefasızlık etti demeyesiniz diye geldim, der.

Hz. Ömer başını bu defa çevirir ve Amr ibni Asr'a derki,

-Ey amr sen bu delikanlıyı tanımıyorsun, nasıl oldu da onun yerine kefil oldun?

Amr ibni Asr :

-Bu kadar insanın içerisinden geldi beni seçti. İnsanlık öldü dedirtmemek için kabul ettim der.

Sıra babası ölen gençlere gelir, onlarda derler ki,

-Biz bu davadan vazgeçiyoruz.       

Bu sözün üzerine Hz Ömer :

-Biraz evvel babamızın kanı yerde kalmasın diyordunuz ne oldu da vazgeçiyorsunuz?

Gençlerin cevabı dehşet verici olur.
— Merhametsiz insan kalmadı demeyesiniz diye.

 Kıssadan bir hissede siz çıkartın ey iftiracı, fasıklar…

Bu günlük de bu kadar.

Selam ve dua ile.

 

MUSTAFA GÖKTAŞ
İKTİSATÇI
ÇEVRE VE TÜKETİCİ HAKLARINI KORUMA DERNEĞİ (ÇETKODER)
GENEL BAŞKANI
mustafagoktas006@g

*******************************************

 MUSTAFA GÖKTAŞ'ın Önceki Yazıları

  KÖŞE YAZILARIMIZ TOPLAM DEFA OKUNMUŞTUR...

_________________________________________________________________

"Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
ANAMUR'UN SESİ  

 
   

  Başa Dön 

Yazdır

 
 
 
Copyright © Tüm Hakları Saklıdır [Çınar Arıkan]