ANAMUR'UN SESİ
"Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
arama   site haritası
 

 

   
 

  "ÇETKODER GENEL BAŞKANI YAZIYOR"       

    Bu çocuklar bizim…

       Değerli insanlar,

    1 hafta evvel “Zararlı Alışkanlıklardan korunma”, “İşte benim Ailem” adı altında iki ayrı eğitim semineri verdik. Ailelerimize yönelik bu seminer büyük ilgi gördü, beğeni aldı. Ancak içinde bulunduğumuz durum içler acısı. Türkiye’nin her yerinden sayısız telefon aldım. Yine sayısız elektronik posta aldım. Ve bu makaleyi yazma gereğini duydum.

      26.03.2010 www.anamurunsesi.com yazdı.

____________________________________________________________________________

            Bu çocuklar bizim…

    Değerli insanlar,

    1 hafta evvel “Zararlı Alışkanlıklardan korunma”, “İşte benim Ailem” adı altında iki ayrı eğitim semineri verdik. Ailelerimize yönelik bu seminer büyük ilgi gördü, beğeni aldı. Ancak içinde bulunduğumuz durum içler acısı. Türkiye’nin her yerinden sayısız telefon aldım. Yine sayısız elektronik posta aldım. Ve bu makaleyi yazma gereğini duydum.

    Değerli insanlar,

    Bildiğiniz üzere, Mersin’de Dernekk ana binamız salonunda yapmış olduğumuz eğitim seminerine, Gaziantep, Adıyaman, Şanlıurfa, Elazığ, Erzincan, Erzurum, İzmir, Tunceli, Erzincan, Diyarbakır, Bitlis, Bingöl, Kayseri, Karaman, Niğde, Aksaray, Antalya, Isparta, Burdur, Kırşehir, Çankırı, Bolu, Denizli, Bursa, Giresun, Iğdır, Malatya, Nevşehir, Sakarya, Tokat, Trabzon, Zonguldak, Rize, Trabzon, Kars, Kilis, Edirne, İstanbul, Mersin, Afyon, Adana, Osmaniye, Hatay, Kahramanmaraş, Gümüşhane, Düzce, Yozgat, Mardin, Kırklareli, Samsun, Kırıkkale, Karabük, Kocaeli, Manisa ve Eskişehir illerinden toplam 140 kişinin katılım yapmış ve katılanlara bir katılım sertifikası vermiştik.

    Kısa adı ÇETKODER olan Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği Genel Merkezi olarak benim Genel Başkanlığım öncülüğünde toplumsal kalkınma, toplumsal barış, toplumsal mutabakat adına gönüllü ve ücretsiz olarak yapılan sosyal faaliyet ve çalışmalarımız içinde gerçekleştirdiğimiz bu seminer sonrası ülkemizin içinde bulunduğu acı gerçeğin boyutlarını bir kez daha yaşadık.

    Değerli insanlar,

    Zararlı alışkanlıklar semineri ve işte benim ailem adlı seminerlerde, toplumdaki tüm zarar verici alışkanlıkları işin içine aldık ve en başta da şu an, toplumu büyük bir şekilde tehdit eden uyuşturucu madde bağımlılığı dediğimiz alışkanlık ile ilgili uyarıda bulunduk. Bugünümüzün ümidi ve aynası geleceğimizin güveni ve teminatı olan gençlerimiz, çocuklarımızı bu kötü olaydan uzak tutmamız, korumamız gerekmektedir. Bu sebeple Ailelere eğitici bilgiler verdik. Kötü alışkanlıkların temelinde arkadaş seçimi yatmaktadır. Lütfen çocuklarınızın arkadaşlarını inceleyin, araştırın, soruşturun, takip edin, sürekli denetleyin. Onları kendi hallerine bırakmayın. Kötü alışkanlıklar küçük yaşlarda özenti ile başlar. Belli bir zaman sonra ise bu alışkanlıklardan vazgeçmek çok zordur. Önemli olan ise hiçbir şekilde bu tür alışkanlıklara bulaşmamaktır. Bu nedenle kötü alışkanlıklarda en önemli etkenlerden biriside arkadaş seçimidir. Arkadaş seçimi iyi olmalıdır ve buna çok dikkat edilmelidir.

    Değerli insanlar,

    Kötü arkadaş, kötülüğe sevk eder. Bazı kötü alışkanlıklar zamanla insanda bağımlılık yapar. Bağımlılık, kişinin kullandığı maddeyi bırakmaması, alınan dozun giderek artması ve bundan zarar gördüğü halde kullanmaya devam etmesidir. Sigara, alkol, uyuşturucu oldukça zararlı alışkanlıklardır. Sigaranın içinde boya sökücü aseton, akü yapımında kullanılan kadminyum, çakmak gazı bütan, temizlik maddesi amonyak, fare zehiri arsenik, böcek öldürücü ilaçlarda bulunan metopren ve naftalin olduğunu biliyor musunuz? Buna rağmen ülkemizde sigara içenlerin sayısı her geçen gün artmaktadır. Zararlı uyuşturucular arasındaki en yaygın olanı düne kadar sigaraydı. Bugün gelinen noktada, Esrar, Eroin, Kokain başı çekiyor. Ve işin garibi her sokak başında bir Balici, yâda tinerci görüyorsunuz. Madde bağımlı bu evlatlarımız hem kendi geleceklerini hem ülkenin geleceğini yok ediyorlar. Bilmeden, istemeden edindikleri bu kötü alışkanlık toplumu tehdit ediyor, suça özendiriyor.

    Değerli insanlar,

    Sigara içilmemesi ve denetimi hakkında ülkemizde bir takım yasalar çıktı. Uygulanıyor. Ama o yasalardan evvel anne ve babalar olarak, yetişkinler olarak bu sigaradan uzak durulması yönünde çocuklarımıza bilgi ve eğitim vermeliyiz. Biliyorsunuz ki son yıllarda bir devlet politikası haline gelen kapalı alanlarda sigara içilmemesi uygulaması, ayrıca sigaranın zararları hakkında sürdürülen kampanya ve çalışmalar Tüketiciler adına, halk sağlığı adına, kamu yararı adına oldukça sevindiricidir. Bu kampanyalardan hangi nedenle olursa olsun geri adım atılmamalı, vazgeçilmemelidir. Hatta içilmemesi için daha ağır yaptırım ve şartlar ortaya konmalıdır.

    Diğer yandan uyuşturucu ve madde bağımlılığı dediğimiz olay hızla gelişiyor. Giderek artıyor. Aile bağları çok önemli… Bizim milletimizin örf ve adetleri ile çelişen uygulamalar, toplumsal bir kirlenmeye yol açıyor. Amca, teyze, abi, abla, dede, nene demek sanki suç sayılır oldu. Bu arada bilgi kirlenmesi de vahim durumda. Eğitimin temeli aileden geliyor. Bu nedenle aile bağlarının polisiye tedbirler ile ayakta tutulmayacağını bilmek lazım. Polisiye tedbirler ile aile bağları ayakta tutmak mümkün değildir. Bakın günümüzde teknoloji ve ona paralel yaşam tarzı çok değişti. Artık çocuklarımızı sadece okula göndermek ile iş bitmiyor. Ona cep telefonu alma ve yaşamını kolaylaştırmak için sunduğumuz nimetler işi çözmüyor. Onları takip etmek, onların yaşamının her alanında bulunmak, Okula giriş ve çıkış saatlerinde yanlarında olmak, Derse geç kalmış mı, girmiş mi girmemiş mi, derslerini asıyor mu, okulunu asıyor mu, sürekli takip halende olmalıyız.

    Değerli insanları,

    Bu uğurda okul idareleri ve yetkililerde bize yardımcı olmalı, el ele olmalıyız. Okul önlerinde işi gücü olmayan, OKULLA ALAKASI OLMAYANLARIN, serseri ve kılıksız tiplerin engellenmesini sağlamalıyız. Öğretmenleri ile sık sık görüşmeliyiz. Çocuklar derse iki saat girip üçüncü saat kaybolmamalılar. Bunun için idare ve aileler el ele vermeli sürekli takip etmeliyiz. Sınıf yoklaması her derste yapılmalı. O derste olmayanı öğretmen hemen idareye bildirmeli, idare ise aileye bildirmeli. Bu mutlaka yapılmalı. Çünkü uyuşturucu ve madde bağımlılığı ilkokullara kadar düştü. Bakın görüyorsunuz Kantinde esrar satıyor. Yâda servis aracında esrar satıyor. Yâda okul önlerinde Esrar Eroin, Kokain satıyorlar.

    Terör örgütleri şimdi bu yolu kullanıyorlar. Özellikle kırsal alanda, dar çevrede bulunan garip gurebanın çocuklarını aşılıyorlar. O çocukların kanına giriyorlar. Uyuşturucu denen illeti önce bedava verip çocukları alıştırıyorlar. Sonrasında soyuyorlar. Ve çocukların geleceği ile oynuyorlar. Aman! Çocuklarınızı çok sıkı takip ve kontrol edin. Kendi hallerine bırakmayın. Sık sık çantasını, kitabını, defterini, kıyafetlerini, eşyalarını kontrol edin. Eğer cilatin, folya, çubuk, küçük şeffaf pet boru gibi şeyler gördüyseniz takibe alın, araştıran, sürekli denetleyin. Okula gidiş saatinden önce çocuğu kesinlikle dışarı bırakmayın. Mümkünse kendiniz götürün Nasılsa servis alıp servis getiriyor demeyin. Çocuklarda sizden bizden uyanık… Servis zamanı ortaya çıkıyorlar, diğer zamanda okuldan kaçıyorlar.

    Neticede çocuk olduklarını unutmayın. Onlar bizim geleceğimiz.

    Değerli insanlar,

    Bakın kantinlerde sabıkalı insanların çalıştığı ortaya çıktı. Olmamalı. Hiçbir şekilde sabıkası olan bir kişi Okul kantininde de, okul servis araçlarında da çalışmamalı. Çok sıkı denetlenmeli. Orası okul. Orada minik bedenler geleceğe hazırlanıyor. Ayyaş, berduş, ahlaksız, hırsız, üçkâğıtçı, fuhuş, uyuşturucu, kapkaç gibi suçlardan sabıkası olanın orada ne işi var? Engellenmeli. Ayrıca şu anda ülkemizde uygulamada olan bir denetimli serbestlik denen hadise var. Yani adam yâda kişi suçlu bulunuyor denetimli serbestlikten bırakılıyor. Onu alıyorlar Okulda, resmi kurum ve kuruluşların emrinde çalıştırıyorlar. Böyle şey olur mu? O kişi okulda çocukların olduğu ortamda çalışabilir mi? Çalışırsa ne olur? Kötü örnek olur. Ayrı yeten bu kişilerin devlet dairelerinde de çalışması doğru değil. Bunların daha ciddi, daha kontrollü alanlarda, zarar vermeyecekleri bir şekilde çalıştırılmaları lazım... Kesinlikle okullardan uzak tutulmalıdırlar.

    Değerli insanlar,

    Çağ çocuğunuz size ben bugün arkadaşımda kalacağım, ders çalışacağım diyorsa onu takip edin. Bu söylemlerin çoğu doğru değildir. Ders çalışacaksa otursun evinde çalışsın. Bakın arkadaş seçimi insanı kötü yola sevk eder. Arkadaşıma gidiyorum diyor siz takip etmiyorsanız yandınız. O da yandı. Ama o bu işin farkında değil. Sorumlu sizsiniz unutmayın. Bakın kötülük, fenalık, ahlaksızlık, şer işlerin tamamı bu ortamda kol geziyor. Resmen örgüt olmuşlar, örgütlü çalışıyorlar. Çocuklar için binlerce tuzak kurulu. Çocuklar arkadaşları ile anlaşıyorlar birbirlerinin annesi babası oluyorlar. Sonra hiç umulmadık yerde polise asayiş birimlerine yakalanıyorlar. İsterseniz annemi babamı arayın haberi var diye de utanmadan numara çekiyorlar. Polis gencin verdiği numarayı arayıp konuşuyor, karşısındaki arkadaşı… Okul arkadaşı. Polis yutmuyor. Ama ya yutarsa? Ne olacak? Okul saati bir genç parkta, çayırda, deniz kenarında, alış veriş merkezinde, umulmayacak alan ve mekânda ne işi var? Lütfen takip edin. Çocuklarınız anne ve babası olduğunuzu unutmayın.

    Değerli insanlar,

    Bu çağda çocuklarımız için en önemli tehdit unsuru. Uyuşturucu ve madde bağımlılığı dediğimiz o illet husus. Resmen örgüt gibi çalışıyorlar. Bu işi sadece kolluk kuvvetlerine bırakmayalım. Biz aileler başta olmak üzere, Valisi, Emniyet müdürü, Jandarma Komutanı, devletin tüm idarecileri, okul müdürleri, öğretmenler, camideki imam, esnaflar el ele vermeliyiz. Ortak çalışmalı ve ortak hareket etmeliyiz. Suç ve suç örgütlerine karşı mücadeleyi birlikte sürdürmeliyiz.

    Değerli insanlar,

    Bugünümüzün ümidi ve aynası geleceğimizin güveni ve teminatı olan çocuklarımızın iyi bir şekilde yetişmesini sağlayabilmemiz için biz aileler onlarla çok daha fazla ilgili ve alakadar olmak durumundayız. Onların arkadaş seçimlerinde örnek, öncü ve önder olabilmek için kendi yaşantımıza ve hal hareketlerimize, kendi arkadaş seçimlerimize özen göstermeliyiz. Çocuklar genelde anne ve babayı örnek alırlar. Okul çağında ise Öğretmenlerini… Bu gerçeği unutmadan çocukları zararlı alışkanlıklardan korumak için toplumun tüm katmanları olarak hep birlikte çaba sarf edelim.

    Saygılarımla.
 

 

MUSTAFA GÖKTAŞ
İKTİSATÇI
ÇEVRE VE TÜKETİCİ HAKLARINI KORUMA DERNEĞİ (ÇETKODER)
GENEL BAŞKANI
mustafagoktas006@gmail.com

*******************************************

 MUSTAFA GÖKTAŞ'ın Önceki Yazıları
 
 -AB proje paraları ve akıbetleri…

 -Siyasi partiler kanunu ve seçimler...

 -Bugünkü yaşadıklarım… 

 -Öğretmene bak izna gel!

 -Esnafa “acil” el atın!

 -Tombulacık Halimem yar başına gel düzeni…

 -Tingirifistan Demokrasisi…

 -Hayvanı Sevmeyen İnsanı sever mi?

 -Darbe ve Darbecilere oldum olası karşıyım

 -Ye iç gül oyna, umrunda mı dünya?

 -Bana gelen mailler ve istekler

 -Türkiye'min bir garip halleri (!)

 -Ülkenin gidişatı ve az muhteremler!

 -Klavyenin Tuşları, Sen Bilirsin Puştları

 -Verdik ödülü aldık modülü (!)

 -Mersin polisi düzgün çalışmıyor

 -Bizim Tencerede bunlar kaynadı…

 -Ortalıkta birçok GIYGIDICI var…

 -Buradan bakınca mesele çok farklı!

 -Her işimizi çözdük bir kadınımızın ayakta çişi kaldı (!)

 -Bizdeki siyaset anlayışı  

 -Bize ne oluyor böyle? 

 -Hazır yemekçiler çok sıkı denetlenmeli…  

 -Bir avuç çevreciyiz... 

_________________________________________________________________

"Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
ANAMUR'UN SESİ  

 
   

  Başa Dön 

Yazdır

 
 
 
Copyright © Tüm Hakları Saklıdır [Çınar Arıkan]