ANAMUR'UN SESİ
"Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
arama   site haritası
 

 

   
 

  "ÇETKODER GENEL BAŞKANI YAZIYOR"       

       Bu oyun ne zaman bitecek?

    Sürekli yazdım, dillendirdim, beyanatta bulundum. Allah aşkına bu çirkin ve kanlı oyun ne zaman bitecek? Niye bitmiyor? Neden 30 yıldır sürüyor? İşin önünde, arkasında, içinde kim var? Kimler var bu pis işin içinde? Bizim çocuklarımız niye ölüyor? Neden ölüyor, niçin ölüyor? Ölenler arasında niçin bir zenginin ve üst düzey yetkilinin çocuğu yok. Niçin hep fakir ve fukaranın çocuğu? Bunu defalarca sordum, sorduk ve sorguladık. Utanma, arlanma yok ki, düzen aynı düzen gidiyor.

      10.08.2010 www.anamurunsesi.com yazdı.

____________________________________________________________________________

           Bu oyun ne zaman bitecek?

    Sürekli yazdım, dillendirdim, beyanatta bulundum. Allah aşkına bu çirkin ve kanlı oyun ne zaman bitecek? Niye bitmiyor? Neden 30 yıldır sürüyor? İşin önünde, arkasında, içinde kim var? Kimler var bu pis işin içinde? Bizim çocuklarımız niye ölüyor? Neden ölüyor, niçin ölüyor? Ölenler arasında niçin bir zenginin ve üst düzey yetkilinin çocuğu yok. Niçin hep fakir ve fukaranın çocuğu? Bunu defalarca sordum, sorduk ve sorguladık. Utanma, arlanma yok ki, düzen aynı düzen gidiyor.

       YETKİLİLERE SESLENİYORUM

    PKK kurşunu ile şehit düşmüşler arasında;

    Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakan, Milletvekili, Müsteşar, Genel Müdür, Vali, Emniyet Müdürü, Kaymakam, İl müdürü, Belediye Başkanı, İl genel meclisi üyesi, Belediye Meclisi üyesi, Siyasi partilerin hangisi olursa olsun İl ilçe başkanı, Doktor, Avukat, Mimar, Müteahhit, İş adamı, zengin kesimden bir kişinin çocuğu var mı?

    Şehit düşen evlatlarımızın listesini, babalarının ne iş yaptığını, ekonomik durumunu gösterir bir liste yapsınlar bunu açıklasınlar bizlere.

    Benim yaşım 50’ye yaklaştı. 30 senedir bu cennet vatanda PKK meselesi yüzünden şehit düşenlerin cenazelerinin birçoğuna katıldım. Ailemde şehit de var. Gazi de var. Bu acıyı yaşamayan bilmez. Eftik geftik tiplerin meydanlarda ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ nidalarına bakmayın. Onların çoğu İş başa düşünce bir yolunu bulup kaçmışlardır. Ne yazık ki böyledir. Bakın verdiğimiz şehitlerimize. Hepsi fakir fukara ailelerimizin çocukları… Erler öyle. Uzman onbaşı, çavuşlar öyle. Ast subaylar, teğmenler öyle. Dikkat edin söylediğime. İyice araştırın hap garibanların çocukları. ER ler askerlik için gitmiş. Vatan hizmet demiş. Vatan borcu demiş şehit düşmüş. Diğerleri çaresizlikten ekmek parası için Uzman onbaşı, çavuş, astsubay olmuş onlar şehit düşmüş. Hadi gösterin içlerinde bir tane varlıklı ailenin çocuğunu!

    Gösterin bir tane üst rütbeli, yâda üst düzey yetkili çocuğu? Yok ki… Bulamazsınız…

    Ne hikmet ise bu vatan için, devlet için, bayrak için seve seve gözünü kırpmadan canını verenler hep fakir fukara, garibanların çocukları. Onlardan başka bu ülkeyi seven yok. Yazıklar olsun. Artık bu oyunu bitirin beyler. Artık hiçbir şehidin ailesi son 10 yıldır size hakkını helal etmiyor. Çünkü son 10 yılda her şey ortaya apaçık çıktı. Oynanan oyun çıkar amaçlı. Birilerinin çıkarı için biz canlarımızdan oluyoruz. Yazık günah. Allahtan korkun.

    Dağa dönün. Dağdakine bakın. Orada eşkıyalığa, teröristliğe soyunmuş olanlara bakın. İçlerinde bir tane zengin çocuğu var mı? Yâda bu toplumda etiket sahibi olmuş birinin çocuğu? Orada da yok. Peki, bu tablo size ne anlatıyor?

    Bir tarafta tuzu kurular, bir tarafta yüreği sızlayanlar.
    Bu adalet mi? Bu hangi vicdana ve kanuna sığar?

    Dün şehidimizin 5 aylık eşi diyor ki, bana silah verin ben gidip vuracağım bunları.
    İçi yanmış çocuğun. Acı büyük. Acıyı çeken bilir. Ateş düştüğü yeri yakıyor.
    Hiç evlat acısı çekmeyenler, bu acıyı yaşamayanlar konuşmasınlar. Atıp tutmasınlar. Hayâsızlar.

    Ben o kızıma sesleniyorum.

    Evladım,

    Senin gidip silahla eşkıya kovalamana gerek yok. Bu devleti idare edenler, yöneticiler, siyasiler kafa namusu ile iş yapsınlar her şey biter. Hiçbir anne ağlamaz. Yeter ki herkes görevini görevinin gerektirdiği bilinç ve şuur içinde haysiyeti ve şerefi ile yapsın. Başka hiçbir şeye gerek yok. Yıkılan yok olan ocakların içinde o yukarıda tuzu kuru diye nitelendirdiğim kitleden birilerinin evladı gitsin bakalım neler oluyor.

    Hepsinin evladı bir yolunu buluyor ya kaçıyor, ya evinde yapıyor, ya babasının dizinin dibinde. İş vatana millete geldi mi, vatan millet Sakarya türküsü çağırıyorlar, ama gerçekte böyle değil.

    Bunlar bu ülkeyi sevmiyorlar. Sadece ülkeyi değil, devleti, milleti, vatandaşı, insanları sevmiyorlar. Onlar sadece kendilerini, yaşamlarını, varlıklarını, zenginliklerini seviyorlar.

    Eğer öyle olmasa, ülkenin 30 yıldır huzuru kaçmış. Her gün beş on evladımızı yitirmişiz. Bu acıyı içlerinde hissederler. Ve bu işi şu ana kadar kırk kere çözerlerdi.
Hani niye çözülmüyor? Bu kadar mı zor bu iş?

    12 Eylül 1980 diyor ihtilal oluyor. Şıp her şey bitti. Bak şimdi. Bu nasıl bir iş?

    Ondan önceki ihtilallara bakın. Yine benzer durumlar.

    Bu işlerin bitmesi için illa ki ihtilal mı, darbe mi olması gerekiyor?

    Demokratik kurallar içinde sivil anlayış içinde bu işler hal yoluna giremez mi?
   Girer de, istemek lazım. Bunu isteyen yok. Hem içteki güçler hem dış güçler. Bu işi istemiyorlar. Ama artık yeter!
    Yeter kardeşim, yeter…

    Ben Çanakkale de şehit düşen dedem, Yemen’de şehit düşen dedem, PKK kurşunu ile şehit düşen ağabeyim ve yeğenim, Gazi olan eniştem ve ailemdeki diğer insanlar adına hakkımızı helal etmediğimizi söylemek istiyorum.

    Kimse hakkını helal etmiyor bilesiniz. Verdiğiniz o madalyaları alın başınıza çalın. Ne anlamı var. Acıyı biz çekiyoruz. Sıkıntıyı şehit aileleri yaşıyor. Gazi aileleri yaşıyor.

    Hangisine insanca, uygarca yaşayacağı aylık geliri verdiniz? Hangisinin evladının okumasına, hayata tutunmasına sahip çıktınız?

    Laf salatasına geldi mi bol. İş icraata geldi mi sıfır. Hiç birinin hakkı size helal değil. Bunu böyle bilin. Ama devlete olan sevgi, vatana olan sevgi bunları açık açık söyletmiyor, dillendirmiyordu. Ama artık bıçak kemiğe dayandı. Yeter kardeşim.

    Vatanı milleti, devleti sadece biz mi seviyoruz?
    Sizin içinizde seven yok mu?

    Hep bizim çocuklarımız ölüyor, sizin çocuklarınız niye ölmüyor?

    Memlekette ki en kral unvanlar, makamlar, koltuklar sizin altınızda.

    Biz ise açlıkla, yoklukla, geçim derdi ile uğraşmaktan kafamızı kaldıramıyoruz.

    Madem biz bu ülke için can veriyoruz, inin siz oradan biz çıkalım oraya. Siz niye oradasınız? Bu işte bir yanlışlık yok mu?

    Yeter artık kardeşim yeter.

    Bitirin bu işi.
    Bitirin bu haksızlığı ve adaletsizliği.

    Orduda ER askerlik yapacak olan içinde ADALETİ VE HAKKANİYETİ temin edin artık. Birileri babasının dizinin dibinde, diğeri sınırda... Olmuyor. Bu mu peygamber ocağı olmak? Ayıp ayıp…. Yazıklar olsun.

    Bugünlük bu kadar…
 

 

MUSTAFA GÖKTAŞ
İKTİSATÇI
ÇEVRE VE TÜKETİCİ HAKLARINI KORUMA DERNEĞİ (ÇETKODER)
GENEL BAŞKANI
mustafagoktas006@gmail.com

*******************************************

 MUSTAFA GÖKTAŞ'ın Önceki Yazıları

  KÖŞE YAZILARIMIZ TOPLAM DEFA OKUNMUŞTUR...

_________________________________________________________________

"Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
ANAMUR'UN SESİ  

 
   

  Başa Dön 

Yazdır

 
 
 
Copyright © Tüm Hakları Saklıdır [Çınar Arıkan]