ANAMUR'UN SESİ
"Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
arama   site haritası
 

 

   
 

  "ÇETKODER GENEL BAŞKANI YAZIYOR"       

      Canım, canlarım benim…

    Evet, biraz gülelim, biraz düşünelim, biraz analım, biraz tadalım, üç de bilmecemiz var biraz paylaşalım…

    Değerli okurlar,

    Geçtiğimiz Hafta Fransa, İngiltere, İtalya ve Hollanda’ya bir dizi konferans vermeye gittim. Hijyen eğitimi, Organ bağışı, Zararlı alışkanlıklardan korunma, Küresel kirlenme, Dünyadaki Çevre mevzuatları ve uygulamaları, Dünyadaki değişim ve tüketici tercihleri başlıca konulardı… Neyse… Gelelim memleketimize…

      10.06.2010 www.anamurunsesi.com yazdı.

____________________________________________________________________________

          Canım, canlarım benim…

    Evet, biraz gülelim, biraz düşünelim, biraz analım, biraz tadalım, üç de bilmecemiz var biraz paylaşalım…

    Değerli okurlar,

    Geçtiğimiz Hafta Fransa, İngiltere, İtalya ve Hollanda’ya bir dizi konferans vermeye gittim. Hijyen eğitimi, Organ bağışı, Zararlı alışkanlıklardan korunma, Küresel kirlenme, Dünyadaki Çevre mevzuatları ve uygulamaları, Dünyadaki değişim ve tüketici tercihleri başlıca konulardı… Neyse… Gelelim memleketimize…

        DEMOKRAT PARTİDEKİ GELİŞMELER

    Israr ve inatla geçmişte yol yürüdüğüm bir kısım arkadaşlarca önce Genel Başkan adayı olmam istendi hayır dedim. Yerel seçimlerde de Mersin Büyükşehir Başkan adayı olmamı istemişler o günün Mersin il başkanı Kamil Akçay ve yönetimi baskı yapmış, Genel Başkan Süleyman Soylu görevi bana tevdi etmişti, ama kabul etmedim. Şimdi de benim dışımda oluşan gelişmeler yaşanıyor. O kadar emek verdim. Alın teri döktüm. O emek ve çabaların boşuna gittiğine mi üzüleyim, yoksa partinin getirildiği şu noktaya mı? Yazık oldu. Kimse samimi değil. Herkes bir MAYIN EŞEĞİ arıyor. Ortaya çıkması gerekenler çıkmıyor. Taban ve partili çok iyi biliyor ki, bu kadro ile bu iş fazla gitmez. ÇİLLER diyorlar, o gelmiyor. Bir açıklamada yapmıyor. Süleyman Soylu işi bitti. Çiller ile eski diyalog ve ortam yok. Çiller Soylu işine sıcak bakmıyor. 19’unda kongre var. Ama Genel Başkan seçimi yok. GİK seçimi var. Ciddi olarak hazırlık yapan Çağrı Erhan ve çalışma arkadaşları. Diğer taraftan ÇİLLER’e yakın ekip çok sıkı bir çalışma içinde. Bir GİK listesi hazırlayıp güvenilir bir isimle ortaya çıkarmak gerektiğine inanıyorlar ve harıl harıl çalışıyorlar. Beni şahsen gün aşırı arıyorlar. Tevfik Diker’i öyle. Necati Yönder, Yıldırım Ulupınar, Halit Dağlı, Ayla Özbek, Salih Kuyan, Salim Ensarioğlu, Edip Safter Gaydalı, Ahmet Uyanık gibi çok sayıda ismi bir araya getirmek ve yol yürümek istiyorlar. Liste üzerinde sıkı bir çalışma var. Henüz bir karar vermiş değilim. Şimdilik herkese başarı diliyorum.

    Bilmece 1 –

    “Sıra sıra kazanlar… Kara yazı yazanlar… Bizim kara yazğımız, Sekseninde azanlar…”

         BAĞ-KURLU ESNAFIN PRİM BORCU MESELESİ

    İlla kötü söyleyeceğiz. İyi söylüyoruz olmuyor. Bağ kurlu esnafa bir iyileştirme yapın. Borç anaparasını tutun, faizini bir kereliğine silin ve birikmiş borç olan anaparayı 48 aya bölün. Esnaf bitmiş vaziyet de. Günah bu insanları da görün artık.

         ARTAN FUHUŞ MESELESİ

    Ekonomik sebepler, yokluk ve yoksulluğun getirdikleri… Ahlaki çöküşün en önemli göstergesi piyasadaki FUHUŞUN artması. Artık evli bekâr dinlemiyor millet cayır cayır fuhuş yapıyor. Seks yapıyor demiyorum. Fuhuş diyorum. Yani işi paraya dökmüşler. Bu iş hızla büyüyor ve çok büyük bir sektör haline geldi.

    Geneleve, randevu evine gerek yok artık. Elinde cep telefonu eve servis, iş yerine servis, yol kenarlarında, otoban da, sokak da caddede. Her yerde. Güvenlik güçleri patır patır topluyorlar, netice alınamıyor. Devletin resmi kaynaklarında gözüken fuhuştan sabıkalılara bakmayın. Piyasada o kadar çok sayıda insan bu işi yapıyor ki, şaşarsınız. Elektrik, su parasına, sigara parasını, karın tokluğuna, kontür karşılığı… Uzatmayım. Durum vahim. Bu işe aileden sorumlu devlet bakanı başta olmak üzere tüm katmanların el atması, omuz vermesi lazım. Çözmez isek ilerimiz çok parlak değil.

        MADDE BAĞIMLILIĞI VE UYUŞTURUCU İLLETİ

    Artık en büyük terör işi bu… Uyuşturucu ticareti, satışı, kullanımı meselesi… Okulların önünde yapıyorlar. Hepimize iş düşüyor. Ailelere özellikle. Güvenlik güçlerine yardımcı olun. İhbar edin. Çekinmeyin. Minik çocukları kandırıp alıştırıyorlar, bağımlı hale gelince onları kullanıyorlar. Özellikle kırsaldaki çocukları, fakir fukara ailelerin çocuklarını seçiyorlar. Aman çocuklarınızı takip edin. Kontrol edin. Arkadaşlarını kontrol edin. Durum burada da vahim…

        NAYLON POŞET KULLANIMI HER YERDE YASAKLANMALI

    3 senedir ısrar ve inatla söyler yazarım. Ayrıca işi eyleme dönüştürürüm. Konferans ve panellerde seslenirim. Elin oğlu Avrupa’dan sesimizi duyar işlem yapar, bizim ülkedekilerin umurunda değil. İnanın tesadüfen yaşıyoruz. Avrupalı tesadüfen ölür, biz tesadüfen yaşarız. En büyük çevre ve doğa kirliliğine sebebiyet veren uygulamalardan biri naylon poşetler. Markette, pazarda, bakkalda, AVM de kullanılan poşetler. Dünya Kağıt torbaya ve fileye dönüş yapıyor. Bizde de ülke geneli 8- 10 Belediye dışında kimsenin umurunda değil. Kanserojen madde içerdiği kesin. Resmen sağlığımızla oynadığı kesin. Atılan doğada ise yüzyıllar boyu yok olmuyor. Allah rızası için artık bu işi engelleyin.

    MESLEK ODALARINA KAYIT ZORUNLULUĞUNU KALDIRIN

    Dünyanın hiçbir yerinde olmayan yasa ile zorlanarak kayıt yapma işi sadece bizde var. Ne iş yapıyorsan mutlaka onun odasına kayıt zorunluluğu getirmişler. Devlete kayıtlı vergi mükellefisin, vergini sigortanı yatırır, diğer tüm vergileri ve harçları ödersin. Ama birde seni Meslek odasına mahkûm ederler. İlave bir sürü ücret ve harçta oraya ödersin. Üstelik sana getirisi yok. Mensubuna bir faydası yok. Ama oda başkanlıkları saltanatı ve odalar içinde kurulmuş olan düzenler var. Siyaset de sıçrama tahtaları. Devlet bu işi artık sonlandırmalı. Zorla kayıt olur mu? Nasıl sivil toplum kuruluşu? Kaldırın şu kayıt mecburiyetini. Yâda oda yıllık üyelik aidatını 5 lira ile 10 lira yapın. Harçtı, tasdik parası idi, vize parası idi onları da 5- 10 lira yapın. Bakalım bu saltanat sürecek mi? Yapmayın Allah aşkına. Biten giden esnafın haline mi yanalım, yoksa onların sırtındaki bu kambura mı?

     Bilmece 2-

    “Bakanlık da bir kuş var… Kanadında gümüş var… Feryattan beter sükut… Elbet bunda bir iş var…”

    DERSHANE, ÖZEL HOCA, OKUL ÜÇGENİNE ÇÖZÜM BULUN

    Artık yeter kardeşim. 30 yıldır söylüyorum dilimde tüy bitti. Ülkedeki Eğitim ve öğretim müfredatını yenileyin. Çağdaş, modern ve günün koşullarına uygun hale getirin. Öğrencileri Yarış atı olmaktan kurtarın. Aileleri okul, dershane, özel hoca üçgeninde soyulmaktan da kurtarın. Bu nasıl bir eğitim ve öğretim sistemi?

    Çocuklar çocukluklarını yaşamadan büyüyorlar ve hep sorunlu oluyorlar. Onlar bizim geleceğimiz. Geleceğimizi kendi elimizle yok ediyoruz. İlkokulda başlıyor sınava girmeye, lise bitene kadar sınav… SBS, OKS, YGS, LYS, ÖSS… V.S. Allah aşkına yapın şu işi artık. Kurtarın milleti eziyetten ve şu rezaletten. Okulda eğitimi alamıyor dershanede ve özel hocada soyuluyor. Şimdiki son 30 yılın çocuğu lise öğrencisi değil dershane öğrencisi oldu. Artık yeter kardeşim, düzeltin, temizleyin bu işi. Bu işin çözümü, çok büyük sosyal yaraları da saracaktır.

        KALDIRIM İŞGALİ, SOKAK ARASI DÜĞÜN VE PAZAR REZALETİ

    Defalarca dile getirmeme rağmen halen sokak ortasında düğün rezaleti devam ediyor ve ilerleyen saatlere rağmen milleti rahatsız etmeyi sürdürüyorlar. Yetkili ve ilgili ise olaya seyirci... Yine Kaldırım işgalleri hat safhada… Ne zabıtalar nede emniyet güçleri bu işle ilgilenmiyorlar. Kaldırıma tezgâh açan, masa atan, sandalye koyan oldukça çok. Yaya yolunu kapatıyorlar, geçişi engelliyorlar yetkilisi ilgilisi seyirci. Hele ki sokak kapatarak yapılan pazarlar. Resmen hayati tehlike saçıyorlar. Ve Kızılderili kampı gibi görüntü ve çevre kirliliğine de yol açıyorlar. O kapatılan sokakta bir hasta olsa, ambulans giremez. Yangın çıksa İtfaiye giremez. Ama kimin umurunda... Size pazarları kapatın demiyoruz. Sokağı kapatmayın diyoruz. Yok mu o mahalle ve mıntıkada boş arazi. Gidin orada kurun o pazarı. Niye yolu kapatıyorsunuz? Önleyin bu çağdışı işi kardeşim.

     Bilmece 3-

    “Arabaya taş koydum.. Ben bu yola baş koydum… Milli kinden acıdan, Tabaklara taş koydum!”

    Ve şimdide aldı sazı eline KULSABEY…

    Kuşbakışı Türkiye
    Amip gibi millet olduk
    Çoğalmamız bölünerek
    Aman Allah’ım bu ne bolluk
    Her yan parti öbek öbek

    Kavga için zeytin dalı,
    Barış için devlet malı,
    Yiye yiye, devlet malı,
    Kimse ense, kime göbek!

    Doktor yoktu, hasta boldu,
    Kin yeşerdi, ümit soldu,
    Son yıllarda moda oldu
    Hırsızlara beyler demek!

    Kafa olmuş ayak bacak,
    Gölge gibi peşte bıçak!
    Fırsat bulsa ısıracak
    Sınırlardan kuduz köpek!

    Ham meyve dal beğenmiyor,
    Dilenci mal beğenmiyor
    Şımarık malı beğenmiyor
    Yetim arar kuru ekmek!

    Dört bir yanda Haçlı kini,
    Bil dazlağı, belle Çin’i…
    Büyü kurtar milleti
    Ümit sende güzel! Bebek!

                                Kulsabey

    Bugünlük de bu kadar, saygılarımla.
 

 

MUSTAFA GÖKTAŞ
İKTİSATÇI
ÇEVRE VE TÜKETİCİ HAKLARINI KORUMA DERNEĞİ (ÇETKODER)
GENEL BAŞKANI
mustafagoktas006@gmail.com

*******************************************

 MUSTAFA GÖKTAŞ'ın Önceki Yazıları

  KÖŞE YAZILARIMIZ TOPLAM DEFA OKUNMUŞTUR...

_________________________________________________________________

"Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
ANAMUR'UN SESİ  

 
   

  Başa Dön 

Yazdır

 
 
 
Copyright © Tüm Hakları Saklıdır [Çınar Arıkan]