ANAMUR'UN SESİ
"Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
arama   site haritası
 

 

   
 

  "ÇETKODER GENEL BAŞKANI YAZIYOR"       

       Sözde Dostlar….

       Dün bir dostum beni aradı. Önce bir ne var ne yok dedi. Şükür dedim.    Uzatmadım, çünkü çok uzun zamandır beni aramayan bir dost…
     Buyurasın, söyleyesin, hayırdır dedim…
     Dedi üstat, durum çok kötü.
     Ne, hayırdır inşallah….

      25.11.2010 www.anamurunsesi.com yazdı.

____________________________________________________________________________

             Sözde Dostlar….

    Dün bir dostum beni aradı. Önce bir ne var ne yok dedi. Şükür dedim.    Uzatmadım, çünkü çok uzun zamandır beni aramayan bir dost…
    Buyurasın, söyleyesin, hayırdır dedim…
    Dedi üstat, durum çok kötü.
    Ne, hayırdır inşallah….

    Anlattı…
    Kurban Bayramı dolayısıyla Doğudan gitmiş imkânları doğrultusunda Küçükbaş hayvan alıp gelmiş. Onlarda elinde kalmış. Alırken de senet sepet vermiş. 200 hayvandan 6 adet satmış. Mal elinde kalmış. Alacaklı parasını istiyor haliyle. Bunun durumu çok kötü. Bana bir yardımın olabilir mi diye sordu. Nasıl bir yardım diye sordum. Para filansa çok zor... Ama bu malı bir şekilde elimden çıkartayım, zararı aşağı çekeyim diyorsan, araştıralım dedim. Evet, ağabey öyle diyorum. Senin çevren geniş bana yardım et dedi. İki günlük uğraştan sonra bu gün elinde kalan malları düzgün bir kasap arkadaşa verdik. Zararı dörtte bire indirdik. Binlerce teşekkür etti...
    Döndü dolaştı. Siyasete getirdi işi.
    Başkan bu seçimlerde seni vekil görmek istiyoruz.
    İyi de be bilader nasıl olacak bu iş dedim?
   Be kardeş dedi, sende çıkıp gidip partilere boy göstermiyorsun, ben buradayım, ben aday olmak istiyorum, bende varım demiyorsun, sesini çıkarmıyorsun dedi. Sen gidip bir yer istemezsen el nerden bilsin seni dedi.

    Bende ona dedim ki, Sen Necip Fazıl’ı bilir misin? Bilmezsin.
    Bak o ne diyor; “Siz hiç bir sarrafın bağırdığını duydunuz mu? Kıymetli malı olanlar bağırmaz. Domatesçi, biberci bağırır da kuyumcu bağırmaz. Eskici bağırır ama antikacı bağırmaz. İnsan bağırırken düşünemez. Düşünemeyenler ise hep kavga içindedir. Popçular, folkçular boğazlarını patlatana kadar bağırıp duruyor. Ama Dede Efendi'yi okuyanlar bağırmıyor. İnsanin kazandığı paradan değil, paranın kazandığı insandan korkulur”
    Yani… Yanisi şu…
    Bizi bilen bilir. Görev istenmez verilir. Görev de en iyi halk verir. Halkın verdiği görevi kimse elinizden alamaz. Ben şimdi kalkıp oraya buraya gidip kendimi tanıtıp, anlatıp bir görev istemem. Eğer layık görüyorlarsa kendileri gelir kendileri teklif getirir. Altın’ın kıymetini ancak sarraf bilir. Alnımıza yaşılmış ise her şey olur. Yok, yazılmamış ise, yapacak bir şey yoktur dedim.
    Dedi ki, ağabey senin kafanda adam kaldı mı? Ağlamayana meme yok. Ne bilsinler sendeki cevheri. Git kendin bir boy göster. Neticede bir makam sahibi olacaksın. Milletvekilliği öyle kolay iş mi? Belki Bakan bile olacaksın.
    Ona dedim ki, bak meşhur bir Çin deyimi var. Çin’li der ki; “Bir ev satın alabilirsin
ama yuvayı alamazsın. Bir yatak alabilirsin ama uykuyu alamazsın. Bir saat alabilirsin ama zamanı alamazsın. Bir kitap alabilirsin ama bilgiyi alamazsın. Bir mevkie kavuşabilirsin ama saygıya değil”
    Yani…
    Yanisi şu…
    El etek öperek bir makam ve mevkie gelmek maharet değil. Çünkü o geldiğin makamda bir saygın olmaz. Hak ederek, alın teri ile geldiğin yer en saygın yerdir. Bir yere geleceğim diye ilkelerimden, yaşama tarzımdan, söylemlerimden vazgeçmem. Ben ne isem oyum. Her zaman söylemim eylemime uygun yaşadım. Bundan sonra da böyle olacak dedim.
    Dostumuz bir Tehoo çekti… Arkasından, Ağbi benim çok işim var. Yetişmem lazım. Gidim de ödemeleri yapayım, arkasından da filan yere uğrayıp şunu vereceğim, kayınıma uğrayıp şunu alacağım… Dedi de dedi… İş bitti ya. Onun meselesi halloldu. Bu arada Vekillik gibi bir mevzunu gündeme getirerek, benimde sakalımın altından yumuşak bir geçiş yaptı sıra yatırmaya geldi. Tam yatıracak. Gel dedim gel… Sana son bir hikâye daha anlatayım. Sonra var git ne yaparsan yap. Allah işini rast getirsin dedim.

    Dinlemeye başladı.

    “Bir gün bir doktorun birine, gerginlik ve tedirginlikten şikâyetçi olan bir hasta gelmiş Yapması gereken çok işinin bulunduğunu; fakat kendisinin rahatsız, işlerin ise beklemeye tahammülü olmadığını söylemiş.
    Doktor ona; Bu işleri başka biri yapamaz mı? Ya da bir başkası size yardımcı olamaz mı? Diye sormuş.
    Adam; Onları yalnız ben yapabilirim. Bütün işler bana bakıyor! Diye cevap vermiş…
    Bunun üzerine Doktor; Sana bir reçete vereceğim ama bu reçeteyi aynen tatbik etmen gerekecek, diyerek, yazıp reçeteyi adamın eline vermiş. Adam reçeteyi eline alıp baktığında, hayretler içinde kalmış. Doktor yazdığı reçetede, her gün en az iki saat işi bırakıp, yürüyüş yapacaksın ve her haftanın yarım gününü bir mezarlıkta geçireceksin diye yazmış.
    Hasta adam; Yürüyüşü anladım ama neden mezarlık? Diye sormuş…
    Doktor; Oraya gidip mezar taşlarına bakmanı istiyorum. Mezarlıklar, kendilerini vazgeçilmez sanan insanlarla doludur. Sen de onlar gibi ölüp mezarlığa gömülünce, kendinden başkasının yapmasına imkân olmadığını zannettiğin işlerin, başkaları tarafından da yapılmaya devam ettiğini göreceksin, demiş.
    Bir şey anlamadı ama çekti gitti….
    Kıssadan hisse…
    İş güç bitmez…
    Kendinize zaman ayıracaksınız.
    Sevdiklerinize zaman ayıracaksınız.
    Dostlarınıza zaman ayıracaksınız.
    Dostu sadece işiniz düştüğünde aramayacaksınız…
    Ailenize, akrabalarınıza, komşularınıza zaman ayıracaksınız..
    Yoksa zaman acımasızdır, onları bir gün koparıp alır elinizden.
    Bu günlük de bu kadar.
    Selam ve dua ile.

 

MUSTAFA GÖKTAŞ
İKTİSATÇI
ÇEVRE VE TÜKETİCİ HAKLARINI KORUMA DERNEĞİ (ÇETKODER)
GENEL BAŞKANI
mustafagoktas006@gmail.com

*******************************************

 MUSTAFA GÖKTAŞ'ın Önceki Yazıları

  KÖŞE YAZILARIMIZ TOPLAM DEFA OKUNMUŞTUR...

_________________________________________________________________

"Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
ANAMUR'UN SESİ  

 
   

  Başa Dön 

Yazdır

 
 
 
Copyright © Tüm Hakları Saklıdır [Çınar Arıkan]