ANAMUR'UN SESİ
"Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
arama   site haritası
 

 

   
 

  "ÇETKODER GENEL BAŞKANI YAZIYOR"       

           Türkiye’deki ‘Adi’ siyasi düzen…

     Son 20 yılda defalarca dile getirdim. Defalarca yazdım. İşi eyleme dönüştürüp protestolar ettim. Bu yüzden adım Protest Mustafa’ya bile çıktı. Üzülüyorum, kahroluyorum. İşin aslını gören yok. Hep işin gıygıdı kısmındayız. İşin özüne inin, özüne.

    Zarfa değil mazrufa bakın.
   Siyaset seviyesizleşti. Usluplar çirkin, saldırı kokan, ahlaksız, hırçın, yok ve yobaz. Kim olursa olsun bu böyle. Ayıp. Ama ayıbı bilen yok. Ramazan ayındayız. Utanan sıkılan yok. Bu ne ahlaksızlıktır, çirkinliktir, anlamak mümkün değil.

      25.08.2010 www.anamurunsesi.com yazdı.

____________________________________________________________________________

          Türkiye’deki ‘Adi’ siyasi düzen…

    Son 20 yılda defalarca dile getirdim. Defalarca yazdım. İşi eyleme dönüştürüp protestolar ettim. Bu yüzden adım Protest Mustafa’ya bile çıktı. Üzülüyorum, kahroluyorum. İşin aslını gören yok. Hep işin gıygıdı kısmındayız. İşin özüne inin, özüne.

    Zarfa değil mazrufa bakın.
    Siyaset seviyesizleşti. Usluplar çirkin, saldırı kokan, ahlaksız, hırçın, yok ve yobaz. Kim olursa olsun bu böyle. Ayıp. Ama ayıbı bilen yok. Ramazan ayındayız. Utanan sıkılan yok. Bu ne ahlaksızlıktır, çirkinliktir, anlamak mümkün değil.

    Değerli insanlar, eğer ülkemizdeki siyasi partiler yasası çok acil değişmez ise sizin hayatınızda hiçbir şey değişmeyecektir. Bizdeki siyaset mekanizması tahterevalli misali işler. Biri iner biri çıkar. Sizin için değişin bir şey olmaz. Soyanlar değişir, soyulanlar aynı, seyredenler farklıdır. Gözünüzü seveyim, bu siyasi düzenin değişmesi lazım. Yani siyasi partiler yasasının değişmesi lazım. Çağ dışı. Anti demokratik kurallar içeriyor. Bizde sade vatandaşın bir yere gelmesi çok zordur.

    Bu yasa yüzünden. Oysa Avrupa da, Amerika da böyle değildir.
    En basite indirip anlatacağım.
    Bizdeki yasaya göre ve partilerin tüzüklerine göre.
    Tüzükler partilerin kendi iç yasalarıdır. Bu işin anası ise Siyasi partiler yasasıdır.  Yani tüzükler gücünü bu yasadan alır.

    İyi dinleyin.
    Bir parti düşünün.
    En alt kademesi Belde teşkilatı…
    Belde teşkilatı başkanını seçecek değil mi?
    Oturur masa başında delegelerini yazar. Yani kendisine oy verecek adamları. Sonra seçime gider. Tabiî ki işi yasal kılıfa uydururlar. Askıya alınır, indirilir. Askı tutanakları tutulur felan filan. Kanuni itiraz süreleri biter. İşin resmiyet kazanır. Belde başkanının kendi yazdığı delegeden bir başkasının başkan olarak çıkması mümkün mü? Mümkün değil. Seçilir gelir. Seçilirken bir üst kurul delegesini seçer. Belde ilçeye bağlıdır. İlçe başkanı ile paslaşmaz ise seçimini yapamaz. İlçe başkanı engel çıkartır. Her şey kitabına uysun diye ilçe başkanın emrinden çıkılmaz. O der ki, sen seni seçecek delegeyi yaz, benimkine karışma. Bana oy verecek olanların ismini ben veriyorum. Belde başkanının seçildiği kongredeki ilçe başkan ve yönetimine oy vereceklerin isimleri oylanır onlarda seçilir.

    Derken tüm beldeler böyle işlemi bitirince ilçe başkanı seçimine gelinir. İlçe Başkanının üzerinde il başkanı var. İlçelerin tamamı aynı şekil kongresini yapar il başkanını seçmeye hazırlanır. Usul aynıdır. Bu kez ilçe başkanları seçimi yapılırken, il başkanı kendisine oy verecek ilçenin üst kurul delegelerini verir. O da öyle çıkar.

    Gelinir il başkanı seçimine.

    Aynı usul ve esaslarla il başkanı seçilir. Buradaki önem ise buradaki üst kurul delegesi artık genel başkanı seçecektir. Eğer sıkıntı varsa, eğer bir sorun varsa o il seçimini bir türlü yapamaz. Genel başkana bağlı ise sadakatte sorun yoksa o il seçimi yapar asker delege sistemi ile Ankara’ya yol alır.

    Kısaca masa başında delege yazma işi belde başkanlığında, ilçe, il başkanlığında devam eder gelirsin genel başkanı seçmeye. Şimdi bu sistemde Genel Başkanın karşısına kim çıkarsa çıksın. Şansı var mı? Mümkün değil.

     Bu iş sizce DEMOKRATİK mi?
    Nasıl olması lazım?
    Tabana ses verecek, kulak verecek, terbiyeli ve edepli siyaset yapacaksın.
    Bunun yolu şuradan geçer.
    Yasayı değiştireceksiniz.
    Delege dülege işini kaldıracaksınız.
   Beldeyi 80 delege, İlçe başkanını 450 delege, il başkanını 600 delege, genel başkanı 1250 delege seçerse olacağı budur.
    Bu sistemden düzgün ve dürüst siyaset beklemeniz hayaldir.
    Hangi siyasi parti olursa olsun, söylemim hepsi için geçerlidir.
    Bugün ülkemizdeki düzen budur.
    Bu düzenle adaleti, hakkaniyeti, asaleti, hoşgörüyü, tevazuyu, insanlığı, merhameti, vicdanı, demokrasiyi oturtmanız mümkün değildir.
    O yüzden bu sıkıntıları çekiyor, rezaletlere sahne oluyoruz.
    Ağzından halkın egemenliği, milletin egemenliğini düşürmeyen tüm siyasi partilere sesleniyorum.
    Rozet ve parti bayrağı ayrımı yapmadan…
    Ne yapacağız peki?
    Yapılacak olan şudur. Basittir. ABD ye bakın. Ne yapıyor adam? Partisine genel başkan olacak işi tabana yayıyor, Eyaletleri gezip partisinin tabanından oy istiyor. Partisinin tabanında kim varsa, partisinde kim kayıtlıysa hakim huzurunda konan sandıkta gidiyor oy veriyor. Öyle genel başkan oluyor. Beldesi de, ilçe başkanı da, il başkanı da aynı sistemle oluyor.
    Yani, aşağıdan yukarı temsilde adalet var.
    Kimse ahbap çavuş misali bir makama gelemiyor.
    Kimse masa başında yazdığı kendi delege ile emir kulu hale gelmiş kişilerin verdiği oyla makama gelemiyor.
    Bizde bu yok.
    Yasayı tam demokratik hale getirin.
    Genel idare isterse alır, isterse el çektirir gibi lüzumsuz maddeleri de kaldırın.

    Ayrıca işi tabana yayın.
    Belde başkanı mı seçilecek?
    O beldede o partiye kayıtlı üyeler hâkim huzurunda sandığa gidip oyunu kullansın kendi başkanını kendi seçsin.
    İlçe başkanı mı, aynı usulle, ilçesinde kayıtlı üyeler tarafından hâkim huzurunda başkanını seçsin.
    İl başkanı mı, aynı usulle, ilin tamamında kayıtlı üyelerce, her ilçede ilçe başkanlığına konacak sandıkla hâkim huzurunda verilen oylarla tüm üyelerin katılımı ile kendi il başkanını seçsin.
    Bu böyle olursa, Genel Başkan’da seçileceği zaman il il dolaşır oyunu ister, her ile sandık konur, hâkim huzurunda tüm o ildeki kayıtlı üyeler gider genel başkanının kim olmasını istiyor ise oyunu kullanır.
    Demokrasi budur.
    Öbürü ise yani şimdi bizde uygulanan modeli:
    Tingirifistan demokrasisidir.
    Tombulacık halimem yar başına gel düzenidir….
    Bilmem anlatabildim mi?

    Kör tuttuğunu öper misali, herkes tuttuğunu öpüyor anlayacağınız.
    Daha kötü konuşmak ve yazmak istemiyorum.
    Tüm partilerde durum aynıdır.
    Onun için özlediğiniz, beklediğiniz, hayal ettiğiniz, arzuladığınız güzelliklere kavuşamıyorsunuz.
    Hiç kimse halkın ve hakkın yanında değil.
    Herkes egemen gücün, güçlünün yanında yer aldığı için, halk sürünüyor, haklı sürünüyor.
    Gelin öncelikli işiniz bu olsun.

    Referandumda evet mi, hayır mı?
    Kavgaya bak, söyleme bak, üsluba bak, tavra bak, hoşgörüsüzlüğe bak, tahammülsüzlüğe bak, saygısızlığa bak..
    Daha bunu çok yaşarız biz.
    Siyasi partiler yasası değişsin, siyasi partilerin kademeleri benim dediğim şekilde seçilmeye başlasın her şey düzelmez ise namerdim.
    Olay bu kadar basit…
    İşin aslına bakın, özüne bakın…
    Ambalajına, süsüne değil.
    Zarfa değil. Mazrufa bakın.
    Hiçbir lider bunu söylüyor mu, konuşuyor mu, tartışıyor mu?
    Biri gidiyor biri geliyor.
    Ne zamandan beri?
    Cumhuriyet kurulduğundan beri…
    Değişen ne hayatımızda?
    Allah rızası için yazdığımı, söylediğimi iyi değerlendirin.
    Sade vatandaşın, tabandaki insanın yaşamında değişen yok.
    Artık yeter kardeşim.
    Bu gerçeği görün ve bu yasayı demokratik hale getirin.
    İstediğimiz çok bir şey değil.
    Ama ipin ucunu elinde bulunduranlar, gücü eline geçirenler bırakmak istemiyorlar.
    Benim dediğim sistemde ipin ucu ve güç halka geçer. Tabana yayılır. Halkın iradesi en tabandan başlayıp tavana kadar tecelli eder. Bu böyle olmadığı müddetçe kendimizi oyalayıp kandırıp dururuz.
    Beğenmediğimiz, sevmediğimiz, istemediğimiz adamların ardında da koşar dururuz.
    Koşmak, yürümek zorunda bırakıldığımız için.

    Uyan ey millet uyan.
    Bir tarafta var soyan.
    Bir tarafta var soyulan..
    Bir tarafta var seyreden.
    Artık değişmeli bu düzen…

    Bugünlük de bu kadar.

 

 

MUSTAFA GÖKTAŞ
İKTİSATÇI
ÇEVRE VE TÜKETİCİ HAKLARINI KORUMA DERNEĞİ (ÇETKODER)
GENEL BAŞKANI
mustafagoktas006@gmail.com

*******************************************

 MUSTAFA GÖKTAŞ'ın Önceki Yazıları

  KÖŞE YAZILARIMIZ TOPLAM DEFA OKUNMUŞTUR...

_________________________________________________________________

"Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
ANAMUR'UN SESİ  

 
   

  Başa Dön 

Yazdır

 
 
 
Copyright © Tüm Hakları Saklıdır [Çınar Arıkan]