ANAMUR'UN SESİ
"Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
arama   site haritası
 

 

   
 

  "ÇETKODER GENEL BAŞKANI YAZIYOR"       

    Ve Bayram sonunda bitti

    Uzun bir tatilden sonra Millet işine gücüne dönmeye başladı. Yollar berbat ve kaza sayısı her geçen gün artıyor. Aman dikkat. Can yanmasın. Ocaklara ateş düşmesin.
    Bu arada siyaset de baya kızıştı yani.
    Solcusu, sağcısı ağzı laf yapar oldu.
    Konuştu mu mangalda kül bırakmayanların sayısı her gün artıyor.
    Ama icraat yok. İcraat sıfır. Ortalık mavalcı ve martavalcıdan geçilmiyor.
    Millet de bir tuhaf. Yalancıya, sahtekâra, namussuza prim veriyor.
    Öyle olunca da sırtımızın yaşı, ayakkabımızın tozu eksik olmuyor.

      21.11.2010 www.anamurunsesi.com yazdı.

____________________________________________________________________________

             Ve Bayram sonunda bitti

    Uzun bir tatilden sonra Millet işine gücüne dönmeye başladı. Yollar berbat ve kaza sayısı her geçen gün artıyor. Aman dikkat. Can yanmasın. Ocaklara ateş düşmesin.
    Bu arada siyaset de baya kızıştı yani.
    Solcusu, sağcısı ağzı laf yapar oldu.
    Konuştu mu mangalda kül bırakmayanların sayısı her gün artıyor.
    Ama icraat yok. İcraat sıfır. Ortalık mavalcı ve martavalcıdan geçilmiyor.
    Millet de bir tuhaf. Yalancıya, sahtekâra, namussuza prim veriyor.
    Öyle olunca da sırtımızın yaşı, ayakkabımızın tozu eksik olmuyor.
    Türkiye iyiye gitmiyor. Kimin ne söylediği anlaşılmıyor. Mıy mıy edip duruyorlar.
    Gerçekleri gören yok.
    Ayakları yerde değil bunların.
    Adam gibi adam eksikliği çekiyoruz.
    Sıkıntı burada. El ele vermeliyiz. Aklımızla yüreğimizin harcını birbirine katıp el ele tutuşup bu sorunların üstesinden gelmeliyiz.
    Bu ne gaflettir, bu ne aymazlıktır?
    Silkinin kendinize gelin lütfen. Çaresiz değiliz. Her şey bitmiş değil.
    Bakın size bir hikâye anlatacağım;
    Günlerden bir gün, köylerden birinde, bir adamın eşeği kör kuyulardan birinin içine düşmüş. Niye düşer, nasıl düşer diye sormayın. Eşek bu, düşmüş işte.
    Hayvancık saatlerce acı içinde kıvranmış, anırmış, sesini duyurmaya çalışmış.
    Derken eşeğin sahibi gelmiş kuyunun başına.
    Bakmış zavallı eşek kuyunun dibinde melül mahzun bakınıyor.
    Üstelik de yaralı. Bir hal çaresi düşünürken bir koşu gidip köylüleri yardıma çağırmak gelmiş aklına. Ne yapsak, ne etsek de şu eşeği kuyudan çıkarsak derken, bakmışlar ki hayvan zaten yaralı, belki de kırık çıkığı da var, çok acı çektiği de belli, artık kurtarılsa da işe yaramaz düşüncesiyle çıkarmaktan vazgeçmişler ve üzerini toprakla doldurmaya karar vermişler.
    Herkes eline geçirebildiği ne varsa başlamışlar kuyuyu toprakla doldurmaya.
    Zavallı hayvan, üzerine gelen toprakları her seferinde silkinerek üzerinden atmış.
    Onlar yukarıdan atmış, eşek silkelenerek her defasında toprağı altına almış.
    Derken, ayaklarının altına aldığı toprak sayesinde her defasında biraz daha yükselmiş ve giderek yukarıya çıkmaya başlamış eşek.
    Köylüler de şaşırmışlar hayvanın giderek yükselmesine.
    Onlar atmış eşek yükselmiş derken neticede hayvan yukarıya çıkmayı başarmış.
    Bu hikâyeyi daha önce duymamıştım.
    Bu hikâyeyi bana gönderen okuyucumuz altına şöyle bir not düşmüş:
    “Hayat, bazen bizim de üzerimize abanır. Üstümüzü toz toprakla örtmeye çalışanlar çok olur. Bunlarla baş etmenin tek yolu sızlanmak değil, düşünüp silkinmek ve kurtulmaktır. Aydınlığa bir adım daha yaklaşmaktır. Kör kuyuda olsak bile!”
    Evet…
    Okuyucumuz haklı…
    Silkinin ve kendinize gelin kardeşim.
    Ülkede bir arsız, hırsız, utanmaz takımı var.
    Suratlarına tükürseniz yağmur yağıyor diyecekler.
    Çalıyorlar, çırpıyorlar, yandaş, Candaş türetiyorlar.
    Yeni zenginler türedi.
    Yaşadığımız ortam acayip görüntülere sahne oluyor. Biz bu muyuz?
    Bizim unuttuğumuz vasıflar var. Biz en önemli olan tahammülü unuttuk. Sabrı, vicdanı, merhameti nutuk… Adalet ve utanma duygusunu yitirdik. Türkiye de utanma duygusu yok oldu. Utanma duygusunu yitirdiğiniz vakit, her şeyi söyler yapar ve utanmazsınız.
    İşte Türkiye bu durumda… Yazık… Hem de çok yazık. Biz bunları hak etmiyoruz.
    Kocaman bir bayramı geride bıraktık. Çoğu insan Kurban kesemedi. Fiyatlar el yakıyor. Kesenlerde Konu komşuya dağıtmadı. Ama dağıtır göründü. Nasıl bir toplum olduk biz yahu?..
    Ömer bin Haris (ra) zamanında; “Eskiden iyilik yaparlardı söylemezlerdi. Sonra hem yapmaya hem de söylemeye başladılar. Şimdi ise yapmıyorlar fakat söylüyorlar” demiş.
    O gün bu söylediği, şimdi günümüzde aynen geçerli.
İyilik yapmıyorlar, hayır hasenat yapmıyorlar ama yapıyor görünüyorlar.
    Toplumun geldiği noktaya bakın.
    Hiç iyi değil.
    Bu kadar çıkarcı, bu kadar maddiyatçı olmamak lazım…
    Bu işin önünü almak lazım…
    Bunun içinde insanların kalbine sevgi aşılamak lazım.
    Sevgiden uzak, saygıdan uzak hale geldik.
    Biliyorsunuz İslam da insanın yaradılışı ile ilgili ayetler, hadisler vardır.
    Buna göre insan anne karnından dört şeyle doğar.
    Sizden birinizin yaratılışının başlangıcı, annesinin karnında kırk günde derlenir toplanır. Sonra ikinci kırk günlük süre içinde pıhtı haline döner. Sonrada bir o kadar zaman içinde parça et olur. Daha sonra Allah bir Melek gönderir ve Melek, ona ruh üfler.
    Bu melek dört şeyle;

    1- ANNE RAHMİNDEKİ CANLININ RIZKINI,
    2- ECELİNİ,
    3- AMELİNİ,
    4- İYİ BİRİ Mİ YOKSA KÖTÜ BİRİMİ olacağını yazmakla emrolunur...
    O nedenle Yer gök dua üzerine kurulu.
    Dualarınızı eksik etmeyin. Allah (cc) iyilerin sayısını arttırsın, kötüleri ıslah etsin.

    Bu günlük de bu kadar.
    Selam ve dua ile.

 

MUSTAFA GÖKTAŞ
İKTİSATÇI
ÇEVRE VE TÜKETİCİ HAKLARINI KORUMA DERNEĞİ (ÇETKODER)
GENEL BAŞKANI
mustafagoktas006@gmail.com

*******************************************

 MUSTAFA GÖKTAŞ'ın Önceki Yazıları

  KÖŞE YAZILARIMIZ TOPLAM DEFA OKUNMUŞTUR...

_________________________________________________________________

"Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
ANAMUR'UN SESİ  

 
   

  Başa Dön 

Yazdır

 
 
 
Copyright © Tüm Hakları Saklıdır [Çınar Arıkan]