ANAMUR'UN SESİ
"Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
arama   site haritası
 

 

 

         OLİMPİYATLARIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Olimpiyatlar geride kaldı. İkincisi bir dört yıl sonra. 2020’de yapılacak olan için bizim de ev sahipliğine talip olduğumuz ise biliniyor.

Rekor sayıda sporcu uğurlamıştık iki hafta önce bir iftar yemeğinin ardından. Sular da dökmüştük arkalarından. Adlar da takmıştık onlara. “Sultanlar”, “periler”, “aslanlar”, “küheylanlar” diye. Bir bronz düşüt kısmetimize şimdiye kadar. Spordan sorumlu, sorumsuz bakan, bakmayan herkes konuşacaktır bu konuyu eminiz. Bizim spor basının işi bu zaten. Konuşmak. Güzel sözler çok, güzel işler yok.

                11.08.2012 tarihinde anamurunsesi.com yazdı.

___________________________________________________________________________            

         OLİMPİYATLARIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

                                    “Oy Naim Naim Naim,
                                Naim kadan alayım
                                Gel bize madalya al,
                                Sana neler alayım”

***

Olimpiyatlar geride kaldı. İkincisi bir dört yıl sonra. 2020’de yapılacak olan için bizim de ev sahipliğine talip olduğumuz ise biliniyor.

Rekor sayıda sporcu uğurlamıştık iki hafta önce bir iftar yemeğinin ardından. Sular da dökmüştük arkalarından. Adlar da takmıştık onlara. “Sultanlar”, “periler”, “aslanlar”, “küheylanlar” diye. Bir bronz düşüt kısmetimize şimdiye kadar. Spordan sorumlu, sorumsuz bakan, bakmayan herkes konuşacaktır bu konuyu eminiz. Bizim spor basının işi bu zaten. Konuşmak. Güzel sözler çok, güzel işler yok.

Biz de bu vesileyle okullarımızda “beden eğitimi” dersleri ve sportif etkinlikleri ne âlemdeler onu konuşalım istedik. Yunanistan’ın nüfusu kadar öğrencimizin olduğuyla öğünmüyor muyuz hep. İşin mutfağı okullar. 2016’nın da, daha sonrasının şampiyonları da şu an oradalar. “Gelin kürsüye çıkartın bizleri” diyorlar.

İlk–orta-lisede öğretmenlik, idarecilik yaptım. Halen eğitim müfettişiyim. Gördüğüm kadarıyla “beden eğitimi” dersleri okullarımızın sırtında bir yük. Amaçtan uzak, diğer derslerin işlenmesini de zora sokan gürültü nedeni olarak anılmakta çoğu kez. Çok az okulumuzda kapalı salon var. Dersler kolonların, direklerin müsaade ettiği ölçüde bodrum katlarda işlenmekte. O kadarı da yoksa bahçede. Bahçe dersen ayrı bir problem. Top sektirmeye de koşmaya da elverişli değil. Zemin öylesine bozuk. Yamaçtan yürüyormuş hissi veriyor insana çoğuda. Eğim o derece. Varsa bir basket potası, bir voleybol direği ne ala. Eskiden iddialı voleybol maçları yapılırdı öğlen araları, mesai sonrası. Onlar da unutuldu. Öğretmenin de öğrencinin de yaptığı “okuldan eve, evden okula” ne yazık ki. Çoğu okul spor malzemesine muhtaç. “Spor parası” kavgaları eksik olmuyor buna karşılık yıl boyu veli yönetim arasında. Kiminde de depolar tıklım tıklım kullanılmadan eskimekte.

Fen Anadolu liselerinde bu dersler çoktan rafa kalkmış durumda. Sınavlar çıktı böyle oldu. Bu okullardan spor müsabakalarına katılan da, derece alan da yok neredeyse. Daha ilk sınıflardan test saatine, sınava hazırlanmaya tahsis edilmiş durumda maalesef.

Bazen de olimpik ölçülerde salonlarla karşılaşıyor şaşırıyorsun. “Neyleyim köşkü neyleyim sarayı, içinde salınıp gezenim yoktur”. Ne bakan var ne eden. Kendi kaderine terk edilmiş durumda. Dış yüzeyler duvar gazetesi gibi. Yazılanlar bak yeni kuşağın seviyesini anla. Temizlik hak getire. Kapılar tuvaletler odalar… Ne müdürün gördüğü var, ne öğretmenin, ne denetmenin. Kimi de fanustaymış itinasıyla koruma altına alınmış durumda. Oraya girişler yasak. El değdirilmeden eskitilmekte göz göre göre.

Nedendir bilmem bu “bedenin eğitilmesi” kelimesi pek sıcak gelir bana. Çok yerinde olmuş doğrusu bu ad. İsim babalarına bin rahmet olsun buradan her kimse. “Eğitilmiş bedeni” uzaktan tanımak mümkün. Kendinden emin yürüyüşünden zarafetten, fark edersin onu sen. Ruhun eğitilmesi kadar gerekli bir iş bu. Neylersin ki bu eğitimi almış insan sayımız çok değil. Okullusunda, okulsuzunda hepsi de durum aynı. Biz demesek bile caddeler meydanlar bize diyor bunu. Sakarlık, sakatlık, tökezleme burkulma, hepsi de bedenin eğitilmemişliğinden. Namaz ibadetiyle bedenini eğitmiş birini bile edebilirsin ayırt edebilirsin dikkatle baktığında.

Tablodan beden eğitimi ve spor politikalarımızın da, beden eğitimi öğretmenlerimizin de, okullarımızın da payı var elbette.

Uzağa gitmeye gerek yok. Sade bir veli olarak bir beden eğitimi dersini izlemeye zaman ayır gör ne demek istediğimizi.

Ders zili çalar. Boynunda düdüğü öğretmen öğrenciyi sıraya dizer. Yoklama biter “oynamayacaklar bir yana. Oynamayanlar diğer yana” verilir ellerine bir top, öğretmen çekilir kenara. Cam faturalarının nedeni bu çoğunlukla. Futbol var başka spor dalı yok sanki âlemde. Sor olimpiyatlardaki oyunları çoğunun adını duymamıştır bile öğretmen. Geldiği okulda gösterilmemiştir en baştan muhtemelen.

İzledik işte olimpiyatları, kulplu beygir, denge aleti, jimnastik, atletizm, takım sporları daha neler… İnsan imreniyor “bunlardan bizde neden yok” diye.

Geleneksel oyunlarımız da kayboldular. Diriltilmeye çalışılıyor şimdilerde. Neleri kaybettiğimiz anlaşıldı belli ki onlarla. Projeler geliştiriliyor bunun için. Muvaffak olmalarını diliyoruz elbette.

“Bir garip muhtaç dede, nereden himmet ede”. Kendi bedenini eğitememiş, kimi eğitecek ki?

Beden eğitimi öğretmeni ona derim ki, yürüyüşüyle değil duruşuyla da fark ettirir kendini. İmrendirir hatta yerinde olmaya herkesi. Yok, mu böyleleri? Var elbette. Haklarını yemeyelim hepten Çok yetersiz ama.

On beden eğitimi öğretmeni olan bir okul. Dört bin öğrenci mevcudu ve kapalı solonu var. Ortalama bir ilçe nüfusu kadar. Düşünün neler yapılmaz o şartlarda. Her dalda dereceler beklenir değil mi haddizatında. Orada da futbol direklerini kaldırttığımı biliyorum gürültü, gelen şikâyetler, kırılan camlar yüzünden. Başka spor dalları da var. Onlar hatırlansın biraz da diyerek. Ama nafile. Kahvedekinin gündemi de futbol. Okuldakinin gündemi de futbol… Futbol… Futbol…

“Bu dalın okullarda yasaklanması çok hayırlı olur diye çok düşündüğüm olmuştur” doğrusu ne yalan deyim.

Olimpiyatlar bize bir kere daha bunu gösterdi ki bizim bir spor politikamız yok. “Yanlış” diyeceğim ama olmayanın nesi yanlış olacak ki. Afrika’dan Uzakdoğu’dan devşirme, dilimizi, İstiklal marşımızı bilmeyen sporculara ay yıldızlı formayı giydirerek bir başka millet adına onu yarıştırmak milli müsabaka ruhuna ters en başta. Bende pek heyecan uyandırmıyor en azından.

Ödül vaadi var ki bir de evlere şenlik. Kazanana 2000 Cumhuriyet altını.

Kurtdereli: “Ben güreşirken arkamda Türk milletinin varlığını hissederim” diyordu. Atatürk bunu çok beğenmiş, Türk sporcusuna bir düstur olarak tavsiye etmişti. Şimdikiler önündeki iki bin Cumhuriyet altınını düşünüyor belli ki. Düşününe bakma sen, düşündürene de bak.

Dememiz o ki: Spor okuldan başlar. Spor okulları bunun için var. Şanlı bayrağımızı dalgalandıracak, istiklal marşımızı söyletecek yetenekler, cevherler okullarımızdalar. “Kürsüye çıkartacak adam aramayın. Biz buradayız. Görün bizi” diyorlar adeta. Uzanacak elleri bekliyorlar kendilerine. Kriz eşittir fırsat. 2020 ye ne kaldı ki şunun şurasında.

Filenin sultanlarına da, potanın perilerine de, minderin aslanlarına, pistlerin küheylanlarına da geçmiş olsun. Onları günah keçisi ilan etmenin anlamı yok. Onlar ellerinden geleni yaptılar. Daha fazlası gelmiyordu ellerinden.

Sırf İftar yemekleri ile arkalarından sular dökmekle olmuyormuş demek ki. Zararın neresinden dönülürse kâr.

“Yanlış” nerede ona bakmak lazım.

Bakmak ve bu töhmetten kurtulmak…!

 

 

Osman ERENALP
Ankara Ağustos-2012
Tel-Cep: 0 505 663 1620

OSMAN ERENALP'İN 2011 YAZILARI İÇİN TIKLAYINIZ...

2012'DE YAYIMLANAN YENİ  YAZILAR

-BİZİM İMAMIN CAMİ

-“KAN” ve “DİL”

-KARAKOÇ HAKKA YÜRÜDÜ 

-"SEDİR" ÜSTÜNE

-BALIM OY..!

-AV KIYMETLİ OLURSA…

-KUTUPLAR VE ORTAYOL

-ASKER TÜRKÜLERİ

-İTİBARSIZLAŞTIRMA

-ASLİ KUSUR

-10 SORUDA SURİYE ÇIKMAZI

-RAMAZAN GEDİKLİLERİ

-BİR ÇINAR,“İNAN” Kİ..!

-DOKUNMAYIN “TÜRK”ÜMÜZE…!

-MİLLÎ HAFIZAMIZ “TÜRKÜLERİMİZ”

-DARBENİN MAĞRURLARI

-NE KADAR ‘NET’İN, O KADAR “METHİN”

-TAHTALAR AKILLANDI YA BİZ

-"ADANIN ALPERENİ”

-ŞEB-İ YELDA

 

KÖŞE YAZILARIMIZ TOPLAM

Web Counter
Web Counter

DEFA OKUNMUŞTUR...

______________________________________________________________

"Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
ANAMUR'UN SESİ  

 
   

  Başa Dön 

Yazdır

 
 
 
Copyright © Tüm Hakları Saklıdır [Çınar Arıkan]