ANAMUR'UN SESİ
"Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
arama   site haritası
 

 

 

   CETKODER GENEL BAŞKANI YAZIYOR...     

     Terörle mücadele ve özel harekât…

Hükümet çok doğru ama geç bir karar aldı.

Yinede helal olsun.

30 yılı aşkındır ülkemizde TERÖR adı ile PKK ismi ile kan dökülüyor.

Bu kan, 95–97 ler de büyük başarılara imza atan ÖZEL HAREKÂT POLİSLERİNİN çalışmaları ile çok büyük ölçüde durmuştu.

Akan kan durmuştu.

Kimse şimdi bana HİKÂYE anlatmasın.

Her toplumun içinde art niyetliler olacaktır.

İçlerinde bir iki kişi pisliğe bulaştı diye tüm teşkilatı karalayarak tuttular bu teşkilatı LAV ettiler.

Yani sonlandırdılar ve burada özel eğitim almış pırlanta gibi evlatlarımızı da geri hizmetlere çektiler.

Doğrusu o zamanda yazdım, bu günde yazıyorum, ÇOK YAZIK ETTİLER..

Üç türlü yazık ettiler…

Birincisi bu özel harekatçı evlatlarımızın psikolojilerini bozdular, işe yaramaz duruma koydular ve teşkilatı çok yıprattılar..

İkincisi ülkemizde PKK’ ya soluk aldırdılar, bu güne kadar daha fazla kan akmasına sebep oldular.

Üçüncüsü yiten giden devletin kasasından paralar ve akıbetleri meselesi idi.

Çarçur oldu, devletin hazinesi zarar etti, israf edildi.

Ordunun bu işi yapamayacağını, üç günlük asker ile baş edemeyeceğini, askere gidene kadar eline kuş lastiği bile almamış evladımıza, bir iki aylık eğitimden sonra ve eğitimde de toru topu üç mermi sıktırarak, git eşkıya ile, terörist ile baş et demek yanlıştı, ısrar etmenin anlamı yoktu, ama ettiler…

Kim etti, neden etti, niçin etti, orası benim işim değil.

Orası bu ülkeyi idare eden düşünen beyinlerin,makamların işi..

İyi ölçüp tartsınlar.

Bu işten kim, kimler, nasıl kazançlı çıktı?

Kimlerin canı niçin yandı, hangi ocaklar neden söndü, hangi anaların yüreği neden dağlandı?

Bunun hesabını herkes iyi yapmalı.

Bu ülkede KÜRT sorunu yoktur.

Hep diyorum.

Yoktur..

PKK sorunu vardır.

Terör sorunu vardır.

Yolsuzluk, yoksulluk, işsizlik, açlık sorunu vardır.

Ama KÜRT sorunu yoktur.

KÜRT sorunu vardı da, bunca KÜRT kökenli vatandaşımız nasıl devlet memuru oldu, makamlara geldi, yetkili ve etkili makamlarda oturuyorlar?

Geçin bunları.

Oynanan oyunu görün.

Bir avuç oyuncu bu oyunu oynuyor ve ülkemizin dirlik ve bütünlüğünü bozduğu gibi, barışı, huzuru, mutluluğu yok ediyor.

Bilinçli, sistemli, ilkeli, plan ve projeli oynanıyor bu oyun.

Dış destekli.

Bu oyunu bizim ülkemizin insanı bozacak.

Doğusu, batısı, güneyi, kuzeyi ile bir bütün olan coğrafyamızda, adına Anadolu dediğimiz topraklarda, ay yıldızlı hilalli bayrağımızla taçlandırdığımız ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti diyerek onurlandırdığımız bu ülkenin insanları başaracak bu işi.

Başaracağız.

El birliği, yürek birliği ile yapacağız bu işi.

Oynanan oyunlara kanmayacağız, yutmayacağız.

Artık yeter.

Bakın söylüyorum size özel eğitim almış, işi ve gücü bu mücadele olan ÖZEL HAREKÂT polislerinin adını duyanlar panik içindeler.

Çünkü onlar ile baş etmeleri mümkün değil.

Onlara rağmen dağlarda yaşamaları mümkün değil.

Onların yaşamının bitmesi demek, silahtan kazananlar, bu ülkenin barışına sıkılan kurşunlardan kazananlar, bu işin türlü çeşitli nemasından yararlananların sonu demek.

Israr ve inatla son 15 yıl içinde sürekli yazdım.

ÖZEL HAREKÂT polisleri ve bu özel eğitimi almış kardeşlerimizin gerekliliğinin altını çizdim.

Ama bu ülkede LOP götürenler, HOP yapanlar, burnundan kıl aldırmayan ucuz çıkarcılar yüzünden bu teşkilatı geçmişte yok ettiler ve ezdiler.

İçlerinde bir iki kişi pisliğe bulaştı ise temizlersin kardeşim.

Ne diye teşkilatı yok ediyorsun?

Yok ettiğin ülkemizin geleceği…

Yok ettiğin bu ülkenin ŞEHİT dediğin çocukları.

Onların ana ve babaları.

Huzur, mutluluk..

Bırakın herkes işini yapsın.

Dağlar sana sesleniyorum.

Orada beslenenler, orada yatanlar ve milletimizin asil evlatlarına, devletimizin varlığına kurşun sıkanlar..

İyi dinleyin beni..

Geliyor Özel harekâtçı evlatlarımız.

Kökünüzü kazımaya.

Kurutmaya geliyor, kurutmaya..

Sıkı ise çıkın dağlara.

Sıkı ise sıkın kurşunu devlete bundan sonra.

Tabi meydanı, ÖZEL HAREKÂTÇILARIMIZ bırakınca boş buldunuz.

Aslında onlar bırakmadı.

Dediğim gibi bir oyun da orada döndü.

Bıraktırdılar.

Ve ülkemizin son 15 senesine büyük darbe vurdular.

Eğer şu terör ile mücadeleye akan para yatırama dönüşse idi, neler olmazdı neler.

Yinede çok büyük bir başarıdır.

Gelinen nokta çok güzel…

Hükümet bir an evvel bu ekibi hizmete sokmalı.

Sayı 15 bin değil 50 bin olmalı.

Asker sınırda olmalı.

Asker uluslar arası bir savaşta olmalı.

İç güvenliği polise bırakmalı.

Jandarma dediğiniz teşkilat da sadece İÇİŞLERİNE BAĞLANMALI.

Yeniden bir yapılanma ve çalışma şekli hızla yürürlüğe konmalı.

Askerin şehir içindeki ve kent merkezlerindeki yerleşimleri, birlikleri, orduevleri, dinlenme tesisleri, eğitim alanları ve karargâhları ise, kent dışına çıkarılmalı, sahil bandından hızla uzaklaştırılmalıdır.

Deniz kenarında karacının, jandarmanın, havacının karargâhına ne gerek var?

Askeri harcamaların çok sıkı denetimi lazım…

Askeri düzenin dışında yapılan harcamalar yasaklanmalı.

Lüks, şaşaya ve lüzumsuz gösterişli yapı ve binalara para harcanmamalı.

Her kör kuruşun hesabı sıkı bir şekilde herkesten her makamda oturandan sorulmalı.

Kimse bu ülkede ayrıcalıklı değil, olmamalı.

Herkes devletin yasa ve kanunlarından eşit ve hakça yararlanmalı.

Yasalar ve kanunlar herkese adil, eşit ve hakça uygulanmalıdır.

Yolunuz ve bahtınız açık olsun ÖZEL HARAKETÇILARIMIZ…

Çok kısa zamanda çok büyük mesafe kat edeceğinizi ve bu işin kökünü kazıyacağınıza eminim.

Bu günlük de bu kadar.

Selam ve dua ile.

 

 

MUSTAFA GÖKTAŞ
İKTİSATÇI
ÇEVRE VE TÜKETİCİ HAKLARINI KORUMA DERNEĞİ (ÇETKODER)
GENEL BAŞKANI
mustafagoktas006@gmail.com/01 Ağustos 2011

__________________________________________________________________

                 YAZARIMIZ MUSTAFA GÖKTAŞ' IN SİTEMİZDE YAYIMLANAN YAZILARI                 

 

 YAZILAR BÖLÜMÜ TOPLAM   DEFA OKUNMUŞTUR

"Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
ANAMUR'UN SESİ  

 
   

  Başa Dön 

Yazdır

 
 
 
Copyright © Tüm Hakları Saklıdır [Çınar Arıkan]