ANAMUR'UN SESİ
"Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
arama   site haritası
 

 

  BAŞBUĞ

ALPARSLAN

TÜRKEŞ

ÖZEL YAYINIMIZ

BAŞLIKLARDAN KONULARA ULAŞIN

 

       -BAŞBUĞLAR ÖLMEZ Mustafa YILDIZDOĞAN'dan DİNLEYİN

   

        -MİLLİYETÇİLİK
        
        -BAŞBUĞ’DAN ÖZLÜ SÖZLER
        

        -BİR NESLİ YETİŞTİREN ADAM
        

        -BAŞBUĞ’UN DIŞ POLİTİKASI
        

        -TÖREN(Şiir)
        
        -A. TÜRKEŞ’İN ARDINDAN
        
        -BOZKURTLARIN DOĞUMU
        

        -EMREDİN BAŞBUĞUM
        
        -OZAN SÖZÜ
        
        -ADI:ARSLAN
        
        -AŞKA DAİR
        
        -CENNETE UĞURLARKEN DUYGULAR


                
ARDINDAN YAZILANLAR

_____________________________________________

      Adı: Arslan

    1917 yılı dünyada büyük bir karmaşalık olup gitmekte ,bir yanda Rus devrimi öbür yanda hala sürmekte olan savaşın bıraktığı acılar mutsuzluklar vardı. Dünyada bunlar olup bitmekteyken 25 kasım 1917 yılında Kıbrıs'ın başkenti Lefkoşe'de Koyunoğlu ailesinde bir fert dünyaya gelir.


    Arslan ile anavatan 1933 yılında tanışaçak ve ona Alparslan diyecektir. Türk milleti bu ismi unutmayacak onu sonsuza dek Başbuğ diye anacaktır.

    1933 yılında Türkiye'ye göç eden Alparslan Kuleli Askeri Lisesine kayıtyaptırır.1936 yılında askeri liseyi başarıyla bitirerek 1938 yılında harp okulundan Teğmen rütbesiyle mezun olur..

    Üsteğmenlik ve '' Eyvah! Bakalım bu bize kadar uzanacak mı ?'' diye kendini sorguladığı 19 mayıs 1944 günü. Milli Şef İsmet İnönü'nün radyo konuşması!. Ankara'yı, beyinleri, karıştırıyor. Tutuklamalar , aranmalar, kaçışmalar; Nedeniyse Başbakan Şükrü Saraçoğlu'nun mecliste '' Ben Türkçü bir başbakanım Türkçülük bizim için bir kültür meselesi olduğu kadar bir kan meselesidir.'' Açıklamalarıydı .Bugünlerde devlet kurumlarında marksizm propagandaları yapılmaktaydı..Bu duruma kayıtsız kalamayan Nihal Atsız Orkun Dergisinde Başbakana uyarı mektupları yayımladı. Bu yayımlar etkisini göstererek muhataplarını buldu. Artık Nihal Atsız mahkeme koridorlarındaydı. 3 mayıs günü Nihal Atsız'ın tutuklanmasıyla Milliyetçi, Türkçü gençler sindirilmeye başlanmıştı.

    Milli Şefin radyo konuşmasından sonra diğer Türkçülerde tutuklanmaya başlandı.Piyade üsteğmen Alparslan Türkeş, Fethi Tevetoğlu, Necdet Sancar, Hüseyin Namık Orkun, İsmet Tümtürk, Reha Oğuz Türkkan....

    4 Eylül günü tarihe Turancılık davası olarak geçen mahkemeler başladı.1 yılın sonunda Alparslan Türkeş cezasını fazlasıyla çekerek tahliye olmuştur. 2 yıl Amerika'da Askeri eğitim alan Türkeş Nato'nun kurulmasıyla Türk temsil heyetine atanmıştır.

    Silahlı kuvvetler içinde hükümeti devirmek için kurulmuş olan gizli örgüte Talat Aydemir, görev alması için Türkeş'i de davet eder. Türkeş bu daveti kabul etmeyerek teklifi geri çevirir.Akabinde Kurmay albay Faruk Ateşdağlı'nın isteğiyle gizli örgüte girer. Vakit azalırken Cemal Gürsel örgütten ayrılır .Gürselin yerine birkaç general getirilmişti, ancak lider kimdi? 26-27 mayıs gecesi radyodan ''Dikkat Dikkat muhterem vatandaşlar....'' diye başlayan konuşmasıyla darbe gerçekleşti ve lider bulunmuştu. 27 mayıs günü öğleden sonra Albay radyodan tekrar konuşmaya başladı ve Milli Birlik Komitesinin Başına Cemal Gürselin getirildiğini halka ilan etti.Görev dağılımı yapılıp Türkeş başbakanlık müşavirliğine diğer bir ifadeyle fiili başbakan olmuştu ..DP yöneticilerinin durumu ise meçhul bir hal almıştı.Türkeş ise DP yöneticilerinin İsviçre'ye gönderilmelerini istiyordu.

    Ankara'da bu süreç devam ederken ihanet çarkları tüm hızıyla dönüyor,.Milli Birlik Komitesi bölünmeye başlamış Türkeş ve arkadaşlarının tasfiyesi için çeşitli gerekçeler bulunmuştu.Başbakanlık müşavirliği görevinden alınarak Hindistan'ın Başkenti Yeni Delhi'ye Hükümet Müşaviri olarak atandı. Diğer arkadaşları da farklı ülkelere gönderildiler.Artık daha fazla çalışmak ve zamanı tekrar kazanmak lazımdı.Tarihte 14'ler olarak adlandırılan arkadaşlarıyla görüşmelerini gizlice sürdürdü.

    Türkiye'de ise idamlardan bahis olunmaktaydı.Türkeş idam konusunda Devlet Başkanı Cemal Gürsel'e DP yöneticilerinin İsviçre'ye gönderilmeleri tavsiyesinde bulunmuştu.Ne yazık ki tarihe bir kara leke olarak geçen 16 -17 eylül geceleri Menderes ve arkadaşları idam edildi.

    23 şubat 1963 sürgünden yurda dönüş...

    Talat Aydemir Türkeş'e tekrar bir darbe girişiminde bulunmaktan bahseder Türkeş ise ''Artık hergün memlekette ihtilâlcilik oynanmaz. Türkiye, Suriye gibi her erken kalkanın darbe yapacağı bir ülke olamaz. Seçim yapılmıştır, particilik faaliyettedir, meclis çalışmaktadır. Bu durum da demokratik düzen içinde meşru siyasi faaliyetle hizmet çaresine bakmalıyız.''der ve bahsi kapatır. Başarısız bir darbe girişiminde bulunan Aydemir ve arkadaşlarının sonu hüsran olur.

    CKMP Osman Bölükbaşı partiden ayrılmasıyla başsız kalıyor .Türkeş'in katılımıyla 14'lerden 9 kişide CMKP katılır. 1965 Seçimlerinde Milletvekili seçilerek ve ilk kongrede partiye genel başkan olup demokrasi yolunda ilerlemeye başlar. 1969 yılında Adana'da büyük kurultay toplantısı yapılarak partinin adı Milliyetçi Hareket Partisi olarak değiştirildi Ülkücü gençler teşkilatlandırılıp Ülkü ocakları ve diğer Ülkücü dernekler kurulmaya başlandı.Hareket büyümeli herkese ulaşmalı ve mutlaka iktidar olup demokrasi ,adalet, huzur dağıtmalıydı.

    1973 seçimleri sonrasında Türkeş Adana dan parlemento'ya girdi. 20 Temmuz 1974 tarihinde silahlı kuvvetler Kıbrıs'a müdahale bulunur. CHP-MSP hükümeti işi götüremeyerek istifa ederler,Cumhurbaşkanı yeni hükümeti kurmak için Sadi Irmak'a görev verir fakat meclisten yeterli oyu alamaz.Cumhurbaşkanı Ülkenin hükümetsiz kalmaması için Sadi Irmak'ı başta tutarak , diğer partilere kendi aralarında anlaşmalarını tavsiye eder.

    Yıllarca Siyasetin içinde bulunan ve bu ülkenin tarihine damgasını vuran bilge lider boş durmayarak Türkün üstün vasfı teşkilatçılığını göstererek AP, MSP, CGP, DP liderleriyle görüşmelerde bulunur. Sadece DP yönetiminden hükümet kurmak için anlaşamaz.

    Artık fikride kendiside iktidardaydı.Yıllar sonra tekrar başbakanlıkta başbakan yardımcılığı görevinde hizmet için vardı.Ülkede en önemli sorunların başında ola kaçakçılık ortadoğu ülkelerinin de meselesiydi.


    Kaçakçılık ve yolsuzlukla mücadele için Türk örf ve adetleriyle yetiştirilmiş bir genç kuşağı gümrüklerde görevlendirmeye başlandı.Gümrükler kontrol altına alınmıştı.

    Türkiye'de yeni bir Pazar kuruluyordu, otellerde milletvekili transferleri yapılıyor sözde demokrasi adına.

    Tarih yaprakları 11 eylül 1980 'i gösterdiğinde, ülke karışık, karabulutlar Ankara semalarında, Demirel veda konuşmasında....

    Gece yarısı Silahlı kuvvetler yönetime el koyuyor , hemen koalisyon liderlerinin tutuklanması emrediliyor. Demirel ve Erbakan tutuklanıyor ama Türkeş bulunamıyor ta ki 3 gün sonra tekrar evine dönen Türkeş sıkı yönetim komutanlığını arayıp evinden alınmasını isteyene kadar. Böylece darbe başarıya ulaşıyordu(!).tarihte doğumundan önce işlemiş olduğu suçlarla yargılanan belki de tek insan olacaktı.800 kişi Ülkücü kuruluşlar davasıyla 219'u ise idam istemiyle yargılanıyor. 4,5 yıl hapis, 1985'te tahliye ediliyor.Siyasi yasakların kalkmasıyla Albay tekrar kadrosunun başında yarınlara bakıyor ve diyor ki; ''Emanet olan davayı kucakladım. Hiç arkaya bakmadan tereddütsüz,hiçbir şeye aldırmadan yürüyorum. İleriye doğru yürüyorum, hızlanıp koşmak gayreti içindeyiz. Koşacağız.. İleriye gidildikçe geride kalmayıp beni takip edin... Bu mücadelede herhangi bir sebeple ben düşersem bayrağı kapın daha ileriye gidin."

    4 Nisan 1997......

    İşte o insan ki hayatını vatanına, milletine, davasına bahşetmiş bir savaşçı.Bu yolda her türlü çileye, zorluğa, engele rağmen bıkmadan,usanmadan yorulmadan mücadelesine devam etmiş. O'nun yaktığı bu meşale ile bizler nice karanlıkları aydınlığa dönüştüreceğiz. Başbuğum sancağı bize teslim ederek uçmağa vardı. Bizler kutlu sancağı yere düşürmeden,kirletmeden nefesimizin yettiğince ileriye taşıyacağız.

    Rahat uyu Türk'ün Hakan'ı Ruhun şad olsun.

    ATİLLA YILMAZ
 

"Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
ANAMUR'UN SESİ
   

 Başa Dön 

Yazdır

 
 
 
Copyright © Tüm Hakları Saklıdır [Çınar Arıkan]