ANAMUR'UN SESİ
"Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
arama   site haritası
 

 

DİĞER BÖLÜMLERDEKİ MESAJ HABERLERİ OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ..

 

 23 Nisan BAYRAM

 

2012'DE YAYIMLANAN YENİ BÖLÜMLERE GEÇİŞ İÇİN TIKLAYINIZ...

  1 Mayıs İşçi(Emekçi) bayramı Taksim'de geniş katılımlı olarak kutlanıyor. Onbinlerin bayrama katılması bekleniyor. İstanbul'da yapılacak toplantılar için yoğun önlemler alındı. ww.anamurunsesi.com  SİTESİ OLARAK BAYRAMI KUTLUYOR, HUZUR İÇİNDE GEÇMESİNİ VE KUTLANMASINI DİLİYORUZ... 

   1 Mayıs için işçi-memur ortak bildiri hazırladı

 

    Türkiye, işçi ve memur sendikalarının bir araya gelmesi ve Taksim Meydanı'nın 33 yıl aradan sonra kutlamalara açılmasıyla gerilimden uzak, ortak ve geniş kapsamlı 1 Mayıs hazırlanıyor diye geçen yıl haber yapmıştık. 34. yılkutlamalarına ise bazı sendika ve örgütlerin "kürt sorununu" dayatmaları yüzünden tam bir birlik sağlanamadı. Geçen yıl tüm sendikalar 1 Mayıs emek bayramı kutlamalarına katılırken bu yıl (2011'de) bildiride yer alan bazı hususlara katılmadıklarını belirten Türkiye Kamu-Sen bu yılki kutlamalara katılmama kararı aldı. Kam-Sen İllerde yapacağı kutlamalar ve basın açıklamaları ile 1 Mayıs'ı ayrı kutlayacak. Bu konuda aşağıda haberler yer almaktadır.

 

    Alınan bilgiye göre, 1 Mayıs'ı tüm Türkiye'de birlikte kutlayacak Türk-İş, Hak-İş, DİSK, Memur-Sen ve KESK, etkinlikler için ortak bildirdi kaleme aldı.

 

      01 Mayıs 2012 tarihinde www.anamurunsesi.com yazdı.


         

 

    Geçen Yıl bütün sendikaların katılımı ile ortak 1    Mayıs için işçi-memur ortak bildiri hazırlanmıştı

 

(Geçen Yılki Haberimiz şöyleydi:)

 

    Türkiye, işçi ve memur sendikalarının bir araya gelmesi ve Taksim Meydanı'nın 33 yıl aradan sonra kutlamalara açılmasıyla gerilimden uzak, ortak ve geniş kapsamlı 1 Mayıs hazırlanıyor.

 

    Alınan bilgiye göre, 1 Mayıs'ı tüm Türkiye'de birlikte kutlayacak Türk-İş, Hak-İş, DİSK, Memur-Sen ve KESK, etkinlikler için ortak bildirdi kaleme aldı.

 

    "Barış için, özgürlük için, demokrasi için, ekmek için, daha güzel bir dünyada sömürüsüz, baskısız, insan onuruna yaraşır bir yaşam için birlikteyiz" ifadeleriyle başlayan bildiride, her türlü baskıya inat, hak ve özgürlükler için dayanışma içinde olunduğu vurgulandı.

 

    Sosyal adalet, eşitlik, bağımsızlık ve sendikal haklar için 1 Mayıs'ta başta Taksim olmak üzere alanlarda omuz omuza gelindiği belirtilen bildiride, emekçilerin uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma gününü, emeğin bayramının 1 Mayıs'ın hep birlikte barış içinde, kardeşçe kutlandığı ifade edildi.

 

    1 Mayıs'ın güvencesiz, kuralsız çalışmanın yaygınla ştığı koşullarda karşılandığına yer verilen bildiride, şunlar kaydedildi:

 

    "Emekçilerin yarısı kayıt dışında çalışıyor. Esnek, güvencesiz ve kuralsız çalışma kural haline geliyor, 4/C uygulamasına, kölelik düzenine mahkum ediliyor. Sendikasızlaştırma yaygınlaşıyor, sendikal örgütlenmenin önüne engeller çıkarılıyor. Örgütlenen işçiler işten atılıyor. Başta madenler olmak üzere, iş kazası adı verilen cinayetler durmak bilmiyor.

 

    Biz sosyal adalet, eşitlik ve demokrasi istiyoruz. Özgürlükçü, eşitlikçi sivil demokratik bir anayasa ve yasalar istiyoruz. Tüm çalışanların grevli toplu sözleşmeli sendikal haklara sahip olduğu bir Türkiye için sesimizi yükseltiyor, demokrasiden ve sosyal devletten vazgeçmeyeceğimizi bildiriyoruz.

 

    Bir kez daha hükümete sesleniyoruz:

 

    -1 Mayıs 1977'de kaybettiklerimizin faillerinin bulunmasını, adalet önüne çıkarılmasını,

 

    -İşsizliğin önlenmesini,

 

    -Kiralık işçilik düzenlemesinden vazgeçilmesini,

 

    -Kıdem tazminatı hakkımıza dokunulmamasını,

 

    -4/C ve benzeri uygulamalardan vazgeçilmesini,

 

    -İşsizlik Sigortası Fonu'nun işsizler için daha etkin kullanılmasını,

 

    -Vergi adaletsizliğinin giderilmesini,

 

    -Sağlık ve sigorta haklarımızdaki mağduriyetin giderilmesini,

 

    -Asgari ücretin insan onuruna yakışır olmasını,

 

    -İş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin arttırılmasını,

 

    -Anti demokratik yasaların değiştirilmesini,

 

    -Örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılmasını,

 

    -Taşeronlaşma ve kayıt dışı ekonominin engellenmesini,

 

    -Özelleştirmelerin durdurulmasını, sosyal devletin daha etkin olmasını,

 

    -Emekçilerin sesine kulak verilmesini istiyoruz."

 

                                                Tüm Emek Örgütleri-Sendikalar

 

        __________________________________________________

 

           1 MAYIS EMEK VE DAYANIŞMA GÜNÜ KUTLU OLSUN

 

    Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Çalışanların Emek ve Dayanışma Gününü Yayınladığı Mesajla Kutladı.

 

    İsmail Koncuk açıklamasında, “Çalışanların tüm haklarını elde ettiği, tüm çalışanlarımızın güç birliği yaptığı, ayrılıkların bir tarafa bırakıldığı, adalet, dostluk, kardeşlik ve barışın tesis esildiği 1 Mayıslarda buluşmak dileğiyle, tüm çalışanlarımızın Emek ve Dayanışma Gününü kutluyorum.” dedi.

 

 

    İsmail Koncuk’un 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Dolayısıyla Yayınladığı Kutlama Mesajı:

 

    Değerli Çalışanlar;

 

    Türkiye Kamu-Sen ailesi olarak bizler, hak aramanın, haksızlığa karşı mücadele etmenin, ekmek kavgasının kutsallığına inanırız. Alın teri akıtarak, helal yoldan rızıklanmanın ve hak ederek kazanılan az malın değeri yanında, haksız yollardan kazanılan dünyanın tüm nimetleri değersiz kalır. Helal kazanç sağlarken hayatını kaybedenlerin şehitlik mertebesinde değerlendirilmesi de emeğin mübarek bir değer olduğunu ortaya koyar. Bu nedenle, alın terini akıtıp, evine ekmek götürme telaşında olan çalışanlarımızın, hak ettiği saygıyı görmesi ve emeğinin karşılığını alması da bir gerekliliktir. Çalışanın hakkını alması için verdiğimiz mücadelede, sesimizin daha gür çıkması, sorunlarımızın gündeme getirilmesi ve çözüm yollarının bulunması konusunda 1 Mayıs’ın bizler için taşıdığı anlam ve değer, son derece büyüktür.

 

    Mal veya hizmet üretiminde ortaya çıkan toplam gelirden, herkesin adil miktarda pay alamaması, paylaşım sırasında belli grup ya da kişilerin kollanması, gelir dağılımının bozulmasına, haksızlığa ve yersiz zenginleşmeye neden olmaktadır. Haksız kazanç ve yersiz zenginleşmenin sonucunda; açlık ve yoksulluk tehlikesiyle baş başa kalan ve emeğinin karşılığında geçimini sağlamakta güçlük çeken bir toplum ortaya çıkar. Hiç birimiz çalıştığı, çabaladığı halde yoksul olmak istemeyiz. Kimsenin emeğinin sömürülmesine göz yumamayız. Bu noktada ortak çıkarlarımızı korumak için bir araya gelerek, güç birliği yapmamız zorunlu hale gelir. Biz; sendikacılığı maaş pazarlığından çok, haksızlığa karşı verilen mücadelenin bir aracı olarak görürüz. Bu nedenledir ki 1 Mayıs’ın; emeğinden başka sermayesi olmayan çalışan, işsiz, yoksul, esnaf ve ev hanımlarının bir araya gelerek, haksızlıklar karşısında seslerini yükselttiği ve güç birliği yaptığı gün olması gerektiğine inanırız.

 

    Gelinen süreçte, uygulanmakta olan sosyal ve ekonomik politikalar, işsizliği, güvencesiz, esnek ve kuralsız çalışmayı körüklemekte; taşeronlaşmayı yaygınlaştırmaktadır. Artan işsizlik nedeniyle çalışanlarımızın ve iş arayan vatandaşlarımızın sesi kısılmakta, her iki çalışandan bir tanesi, sosyal güvenceden ve sosyal korumadan faydalanamadan, kayıtdışı olarak istihdam edilmektedir. Sendikal örgütlenmenin önündeki yasal engeller kaldırılmamakta, memurların grev hakkı yok sayılmakta, Anayasada yer almasına rağmen toplu sözleşme ile ilgili yasal düzenlemeler yapılmamaktadır. İş kazaları ve meslek hastalıkları her geçen gün artmakta ancak; bu olumsuzlukların önlenmesi için hiçbir tedbir alınmamaktadır. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi bir de çıkarılan kanunlarla, torba yasalarla çalışanların hakları sürekli geriletilmek istenmektedir. İçinde bulunduğumuz durum, dünyanın her yerinde, çalışanlara karşı topyekün bir saldırı içinde bulunulduğunu göstermektedir. En azından yılda bir gün, tüm çalışan örgütleri, aralarındaki rekabeti, anlaşmazlıkları ve görüş ayrılıklarını bir kenara koyup, başka amaçlar peşinde koşmaktan vazgeçip, yalnızca çalışanların sesi olmayı denemelidirler. Herkesin; toplumun tüm bireylerinin insan onuruna yaraşır bir hayat sürmesi için çaba sarf etme, ülkemizde adaletin tesis edilmesi için yaşanan olumsuzluklara karşı koyma, daima daha iyiyi, daha güzeli arama zorunluluğu vardır. Bu davranış, bizim inancımızın da temel bir değeri olarak karşımıza çıkmaktadır. İşçisiyle, memuruyla, işsizi ve emeklisiyle hep birlikte büyümesine katkıda bulunduğumuz milli gelirin hakça paylaşılması, sosyal devlet ilkesinin hayata geçirilmesi, ancak adaletsizliğe “dur” diyen bireyler ve kurumların çoğalmasıyla mümkün olacaktır.

 

    Türkiye Kamu-Sen olarak, 1 Mayıs’ta bizler,

 

    Memurlarımız adına, huzurlu ve insan onuruna yaraşır bir yaşam istiyoruz.

 

    Yıllardır ihmal edilmiş, haksızlığa uğramış memurlarımıza, haklarının iade edilmesini istiyoruz.

 

    Nimette de külfette de adalet istiyoruz. Büyümeden pay istiyoruz. Adil bir gelir dağılımı istiyoruz.

 

    Memurun da vatandaş olduğunun; demokratik, siyasi ve ekonomik hakları olduğunun unutulmamasını istiyoruz.

 

    Artık, memurlarımızın yüzünün gülmesini, geleceğe umutla bakmasını istiyoruz.

 

    Güçlünün haklı olduğu değil; haklının güçlü olduğu bir ülke istiyoruz.

 

    Cumhuriyetimizin bizlere kazandırdığı değerlere saygı duyulan bir ülke istiyoruz.

 

    Özgürlükler alanının genişletildiği, kamu görevlileri ile birlikte tüm çalışanların örgütlenme, toplu sözleşme ve grev haklarını özgürce kullanabildiği bir ülke istiyoruz.

 

    Değerlerimize saygılı, dünya standartlarında bir yaşam tarzı istiyoruz.

 

    Kendisi ve ailesinin, insanca yaşamasına yetecek düzeyde ücret alan kamu çalışanı görmek istiyoruz.

 

    Şeffaf ve adil bir yönetim istiyoruz.

 

    Baskılardan kurtulmuş, çalışma barışını sağlamış, yönetime katılma hakkı olan çalışanlar görmek istiyoruz.

 

    Geleceğe güvenle bakan, birbirine saygılı, mutlu, müreffeh bir toplum istiyoruz.

 

    Tüm çalışanlarımızın güç birliği yaptığı, çalışanların tüm haklarını elde ettiği, ayrılıkların bir tarafa bırakıldığı, adalet, dostluk, kardeşlik ve barışın tesis esildiği 1 Mayıslarda buluşmak dileğiyle, tüm çalışanlarımızın Emek ve Dayanışma Gününü kutluyorum.

 

               _____________________________________________________

 

     1 MAYIS BÖLÜCÜ HAKLARININ GÜNDEME GELDİĞİ GÜN DEĞİLDİR

 

    1 Mayıs hesaplaşma günü değil, çalışanların bayramıdır.

 

    1 MAYIS ‘I BÖLÜCÜLERLE BİRLİKTE KUTLAMAYACAĞIZ.

 

    1 Mayıs hesaplaşma günü değil, çalışanların bayramıdır.

 

    1 Mayıs bildirgesi, çalışan taleplerini dile getirmekten uzaklaşmış, etnik çevrelerin özel taleplerinin dillendirildiği; çalışanların hayat şartlarının iyileştirilmesi yerine, cezaevinde yatan teröristlerin hayat şartlarının iyileştirilmesinin istendiği, bir propaganda aracı haline getirilmiştir. Bu nedenle Türkiye Kamu-Sen 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü Taksim’de değil, illerde yapacağı basın açıklamalarıyla ayrı kutlayacaktır.

 

    Konuyla ilgili basın açıklaması yapan Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk; “Türkiye Kamu-Sen, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününün amacından saptırılarak, siyasi çekişmelerin arenası haline getirilmesine de sonuna kadar karşı olacaktır. Ülkemizi gerginliğe sürükleyerek, memurun, işçinin, emeklinin sorunlarını hasıraltı etme, gündemi saptırma amacı güdenler; çalışanlara, sendikacılığa ve 1 Mayıs’a en büyük darbeyi vurmaktadır. Çalışanların, küresel politikaların saldırılarına maruz kaldığı şu günlerde, örgütlü mücadelemizi zayıflatarak, küresel saldırılar karşısında bizleri çaresiz bırakmak isteyen kesimlerin varlığı, bizleri ziyadesiyle kaygılandırmaktadır.Ne yazık ki bugün, çalışanlara karşı uygulanan hukuksuzluklar hat safhaya çıkmışken; Kamu görevlilerine verdiği sözleri unutanlar, attıkları imzaya sahip çıkamayanlar; hukuku çiğneyerek, kamu görevlilerinin grev hakkını gasp edenler varken; En küçük ekonomik olumsuzlukta işten çıkarılan, sendika üyesi olduğu için sürülen, tehdit edilen, iş akdi feshedilen çalışanlarımız çaresizlik içinde kıvranırken; “Her işveren bir kişiyi işe alırsa, işsizlik sorunu kalmaz” diyen, ama söylediğine kendisi bile inanmayan; memurları, sözleşmelileri, sokağa döken, kaderine terk eden bir iktidar iş başındayken; Emeğinin karşılığını alamayan, alın terini akıtan ama kıymeti bilinmeyen çalışanlarımız kan ağlarken; Bazı örgütler, yaşadığımız sorunları gündeme getirmek yerine; terörist başının cezaevi koşullarının tartışılmasını istemektedir.Tekraren ve ısrarla vurguluyoruz ki; Türkiye Kamu-Sen, 1 Mayıs’ı ‘Emek ve Dayanışma Bayramı’ olarak görmektedir” dedi.

 

 

    Açıklamasında çalışanların içinde bulunduğu güç koşulları dile getiren Genel Başkan İsmail Koncuk, 1 Mayısın olumsuz şartlar altında kutlanmasının üzücü olduğunu söyledi. Koncuk konuşmasına şöyle devam etti:

 

    “21. yüzyıl, çalışanlar için bir kâbusa dönüşmüş durumdadır. Ülkemiz çalışanları, 1 Mayıs 2011’i, işte bu olumsuz şartlar altında karşılamaktadır.Bizler, kamu görevlilerinin temsilcileri olarak, her ortam ve platformu, yaşanan güçlüklerin dile getirilmesi, çalışma hayatının iyileştirilmesi, üyelerimizin hak ve menfaatlerinin korunması ve geliştirilmesi için bir araç olarak kullanmak arzusundayız.Bu çerçevede 1 Mayıs’ı da “Emek ve Dayanışma Bayramı” olarak görmekteyiz. Bu nedenle 1 Mayıs, bir hesaplaşma günü değil, çalışanların sorunlarının gündeme taşındığı ve çözümlerin bulunduğu gün olmalıdır.Bunun için de 1 Mayıs’ın, gerginliklerin yaşandığı bir gün olmaktan çıkarılıp, bir bayram havası içinde kutlanan, daha uzun bir zamana yayılan, tüm çalışanların sorunlarının gündeme taşındığı ve çözüme kavuşturulduğu bir süreç olmasını arzu etmekteyiz.İçinde bulunduğumuz durum, dünyanın her yerinde, çalışanlara karşı topyekün bir saldırı içinde bulunulduğunu göstermektedir. Bu nedenle en azından yılda bir gün, tüm çalışan örgütleri, aralarındaki rekabeti, anlaşmazlıkları ve görüş ayrılıklarını bir kenara koyup, başka amaçlar peşinde koşmaktan vazgeçip, yalnızca çalışanların sesi olmayı denemelidirler. Ancak bu şekilde 1 Mayıs tarihi, tüm çalışanlar açısından daha anlamlı hale gelebilir, tüm sendikalar asgari müştereklerde, fikir birliği sağlayabilir. Türkiye Kamu-Sen olarak, bugüne kadar; bu amaç doğrultusunda, 1 Mayıs’a gerçek değerini ve anlamını kazandırmak adına, yapılacak eylem ve etkinliklerde yer alma arzusu taşıdık. Elbette Türkiye Kamu-Sen’in ülkemiz gündemini meşgul eden konulara duyarsız kalması düşünülemez. Ülkemizin farklı sorunları ve bunların çözümü ile ilgili olarak farklı bakış açıları vardır. Ancak bu konular, siyasidir ve siyasi alanda tartışılmalıdır.

 

    Ne yazık ki, bazı sendikalar 1 Mayıs’ı, çalışanların haklarının savunulduğu bir ortam olmaktan uzaklaştırarak, siyasi çekişmelere araç olarak kullanma, devletle ve kurumlarla hesaplaşma ve bazı çevrelerin sözcülüğünü yapma amacına alet etmek istemektedirler.”

 

    Koncuk konuşmasının sonunda, tüm çalışanların 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününü kutlayarak, tüm sorunların çözüldüğü 1 Mayıslarda buluşmak dileğini yineledi.

 

    Kaynak: Türkiye Kamu-Sen Genel Merkezi

 

_________________________________________________________________________

 

NOSTALJİ OLAN BEYOĞLU'NDA NOSTALJİ OLAN BİR AFİŞ

 

 

HABERLERİMİZ TOPLAM

DEFA OKUNMUŞTUR...

_________________________________________

 

"Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
ANAMUR'UN SESİ

   

  Başa Dön 

Yazdır

 
 
 
Copyright © Tüm Hakları Saklıdır [Çınar Arıkan]