ANAMUR'UN SESİ
"Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
arama   site haritası
 

 

ANAMUR
Tarihçe
Coğrafi Durum
Yönetim
Turizm ve Tarım

 

 

MİRAÇ KANDİLİ ÖZEL DOSYA

  

 

 

      MİRAÇ  NEDİR?

 

BABALAR GÜNÜ

ALTTA YER ALAN KONU BAŞLIKLARIMIZDAN DAHA ÖNCEKİ YAYINLARIMIZA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYINIZ:

-ON KASIM ATATÜRK'Ü ANMA GÜNÜ

-ŞEHİT LUTFİ ÖZDEMİR

-ŞEHİTLERİMİZİ UNUTMADIK

-SEVGİLİLER GÜNÜ

-YENİ YIL

-TUNCELİ İSYANI SAPTIRILIYOR

-YİRMİÜÇ NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI DOSYASI

-REGAİP KANDİLİ

-ONDOKUZ MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI

-NEVRUZ TÜRK'ÜN BAYRAMI

-ÖĞRETMENLER GÜNÜ

-MERSİN MİLLETVEKİLİ MEHMET ŞANDIR İSRAİL'İ ANLATIYOR

-KÜTÜPHANELER HAFTASI

-İSTİKLÂL MARŞIMIZIN KABULÜ

-ÇANAKKALE GEÇİLMEZ

-ANNELER GÜNÜ

-ABD MALLARINI BOYKOT EDELİM

-BAŞBUĞ ALPARSLAN TÜRKEŞ

-ANAMUR'A SAHİP ÇIKALIM

-TÜRKÇÜLER GÜNÜ

-OĞUZ BOYLARI (SOYUMUZ)

 

*********

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

           

 TARİHİN DİKİZ AYNASI

                            Osman ERENALP  __________________________

16.07.2010 tarihinde www.anamurunsesi.comyazdı.

 

   TARİHİN DİKİZ AYNASI

    Yıl 1918.
    (Sultan Reşat devri)
    Öğreniyoruz ki…
    Bakû’nün işgalden kurtarılması sırasında 1130 askerimiz şehit olmuş.

    Bakû1918 yılında Ermeni ve Bolşevikler tarafından işgal ediliyor ve halka katliam yapılıyor. 28 Mayıs 1918 tarihinde Azerbaycan'ın Gence şehrinde kurulan yeni Azerbaycan Cumhuriyeti Osmanlı’dan yardım istiyor. Enver Paşa'nın kardeşi Nuri Paşa komutasındaki 20 bin kişilik ordu, Gence ve Şamahı üzerinden Bakû’ye hareket ediyor. 15 Eylül 1918'de, Kurban Bayramı sabahı Osmanlı ordusu Bakû’ye giriyor. Bu sırada 1130 askerimiz şehit oluyor. Bu askerlerimiz için bugün Bakû’de (Şehitler hıyabanında) Türk şehitliği oluşturulmuş durumda. Yan yana yatmaktalar Türkiye Türk’ü ve Azerbaycan Türk’ü Mehmetçikleri.

       ****

    Ocak 1526.
    (Kanuni Sultan Süleyman devri)
    Öğreniyoruz ki…
    Kanuni Sultan Süleyman Fransa kralı Fransuva’ya bir ferman göndermiş.

    Ocak 1526 tarihli o fermanda Kanuni;

    “Ben ki,
    Sultanlar sultanı, hakanlar hakanı hükümdarlara taç veren Allah’ın yeryüzündeki gölgesi, Akdeniz’in ve Karadeniz’in ve Rumeli’nin ve Anadolu’nun ve Karaman’ın ve Rum’un ve Dulkadir Vilayeti’nin ve Diyarbakır’ın ve Azerbaycan’ın Acem’in ve Şam’ın ve Halep’in ve Mısır’ın ve Mekke’nin ve Medine’nin ve Kudüs’ün ve bütün Arap diyarının ve Yemen’in ve daha nice memleketlerin ki, yüce atalarımızın ezici kuvvetleriyle fethettikleri ve benim dâhi ateş saçan zafer kılıcımla fetheylediğim nice diyarın sultanı ve padişahı Sultan Bayezıd Han’ın torunu, Sultan Selim Han’ın oğlu, Sultan Süleyman Han’ım.

    Sen ki,
    Françe vilayetinin kralı Françesko (François, Fransuva)’sun. Sultanların sığınma yeri olan kapıma, adamın Frankipan ile mektup gönderip, memleketinizin düşman istilâsına uğradığını, hâlen hapiste olduğunuzu bildirip, kurtulmanız hususunda bu taraftan yardım ve medet istida etmişsiniz (istemişsiniz). Her ne ki demiş iseniz benim yüksek katıma arz olunup, teferruatıyla öğrendim. Padişahların mağlup olması ve hapsolması tuhaf değildir. Gönlünüzü hoş tutup, hatırınızı incitmeyiniz. Bizim ulu ecdadımız, daima düşmanı kovmak ve memleketler fethetmek için seferden geri kalmamıştır. Biz dahi onların yolundan yürüyüp, her zaman memleketler ve kuvvetli kaleler fetheyleyip gece, gündüz atımız eğerlenmiş ve kılıcımız kuşanılmıştır. Allah hayırlar müyesser eyleyip meşiyyet ve iradatı neye müteallik olmuş ise vücuda gele. (Allah hayırlar versin ve iradesi neyse o olsun.) Bunun dışındaki vaziyet ve haberleri adamınızdan sorup öğrenesiniz. Böyle bilesiniz”
deniliyor.

       ****

    Yıl 1845
    (Sultan Abdülmecit devri)
    Öğreniyoruz ki…
    Osmanlı kıtlık yaşayan İrlanda'ya yardım etmiş

    İrlanda'da 1845–1850 yılları arasında patates, bir parazit istilasına uğruyor. O dönemde büyük çoğunluğu tarıma bağlı İrlanda halkından 1 milyona yakın insan kıtlıkla ilişkili hastalıklardan hayatını kaybediyor, Pek çoğu Amerika Birleşik Devletlerine göç ediyor. Bu sırada İrlanda asilzadeleri çeşitli ülkelerden İrlanda halkına yardım çağrısında bulunuyorlar.

    Osmanlı Devleti, bu kıtlık nedeniyle İrlanda’ya 1000 altın yardımda bulunuyor. Bunun üzerine İrlandalı asilzadeler Osmanlı’ya bir teşekkür mektubu gönderiyorlar. Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığında Padişah Abdülmecit’e hitaben yazılan 1847 tarihli o mektupta, şu ifadeler yer alıyor:

    ''Majesteleri Osmanlı Padişah'ı Sultan Abdülmecit Han'a,
Tanrı majestelerinden razı olsun. Biz aşağıda imzası bulunan İrlandalı asilzadeler, ileri gelenler ve tüm halk olarak, majesteleri tarafından çilekeş ve ıstıraplı İrlanda halkına gösterilmiş olan ihsan ve teveccühün cömertliğine en derin teşekkür ve minnetimizi ifade etmek ve halkımız adına İrlandalıların sıkıntılarını hafifletmek ve acılarını dindirmek için gönderilen 1000 poundluk cömert yardıma, teşekkür için müsaadenizle hürmetlerimizi sunuyoruz”

       ****

    Yıl 1566
    (Kanuni Sultan Süleyman- II. Selim devirleri)
    Öğreniyoruz ki…
    Açe Sultanlığı Osmanlı Devleti'ne bağlanmış.

    Bugünkü Endonezya'ya bağlı Sumatra Adası'nın kuzeybatısında bulunan Açe Sultanlığı bölgedeki zenginliklere gözlerini diken Portekizlilerin hedefi oluyor. Bu baskıya dayanamayan zamanın Açe Sultanı Alaüddin Şah bir elçi heyetini yardım istemek amacıyla İstanbul'a gönderiyor. Açe heyeti 1566 yılında İstanbul'a ulaştığı sırada Zigetvar Seferi'nde bulunan Kanuni Sultan Süleyman'ın ölüm haberi geliyor. Kanuni'nin yerine tahta geçen II. Selim heyete her türlü yardımı yapacağına söz veriyor. 1569 yılında Osmanlı'nın Kızıldeniz filosu amirali Kurdoğlu Hayreddin Hızır Reis komutasında 22 parçadan oluşan Osmanlı Donanması Hint Okyanusu'na açılıyor. Açe'ye yardım ulaştırıyor. Açe Sultanlığı Osmanlı Devleti'ne bağlanırken, Portekizlilere karşı taarruza geçebilecek kudrete ulaşıyor.

       ****

    Yıl 1890
    (Sultan II. Abdülhamit devri)
    Öğreniyoruz ki…
    Ertuğrul Firkateyni’nin Japonya Yolculuğunda 550 denizcimiz şehit olmuş.

    Ertuğrul Firkateyni, 1890 yılında II. Abdülhamit tarafından bir iyi niyet elçisi olarak Japonya’ya gönderiliyor. 630 denizcisiyle 11 ay süren seferin ardından Japonya’ya varan Ertuğrul Firkateynini, imparator Meici karşılıyor. İmparator’un isteği üzerine gemi komutanı Osman Paşa, konuşmasını Türkçe olarak yapıyor. Zorluklarla tamamlanan bu önemli görevden sonra denizcilerimiz tayfun mevsimi olduğu halde dönüş yolculuğuna çıkıyor. Ertuğrul, Japonya’nın güneyinde Oshima Adası açıklarında kayalıklara çarparak parçalanıyor. Osman Paşa dâhil 550 gemicimiz şehit oluyor. Oshima köylüleri 69 denizcinin kurtarılması ve şehitlerimizin gömülmesinde büyük emek veriyorlar. Hayatta kalan 69 denizcimiz, Japonya İmparatorunun talimatıyla Hiei ve Kongo isimli iki askeri gemi ile İstanbul’a gönderiliyor.

    ****

    Yıl 1915
    (Sultan Abdülhamit devri)
    Öğreniyoruz ki…
    Çanakkale’de şehit Mehmetçiğimizin kafatası gövdesinden ayrılıp Avustralya’ya götürülmüş;

    18 Mart 1915 tarihinde Çanakkale Savaşı sırasında Gelibolu Yarımadasında şehit olan bir Mehmetçiğimize ait kafatası, bir Avustralyalı asker tarafından gövdesinden ayrılıp anı olsun diye ülkesine götürülüyor. Ölmeden önce de çocuklarına veriliyor. Sonra da, aynı askerin torunu, evde kadife kaplı cam kutuda mumyalanmış vaziyette saklanan kafatasını Avustralya Gaziler Derneği başkanına teslim ediyor. O da Büyükelçilik aracılığı ile Genelkurmay Başkanlığı'na teslim ediyor.

    88 yıl sonra Çanakkale Deniz Zaferinin yıldönümünde Gelibolu 2'nci Kolordu Komutanlığı vasıtasıyla düzenlenen törenle ait olduğu yere tekrar Çanakkale’ye defnediliyor.

       ****

    Öğreniyor ve anlıyoruz ki;

    "Bir zamanlar biz de millet hem nasıl milletmişiz
    Gelmişiz cihana milliyet nasıl öğretmişiz."

    Geçmişi olmayanın geleceği olmaz.
    Şanlı Türk tarihinden sadece birkaç sayfa bunlar.

    Ve yine anlıyoruz ki;

    “Türk gençliği ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde güç ve kuvvet bulacaktır…”

    Bir doğru da şu ki;

    Sırf geçmişle övünerek olmuyor.
    Geçmişten güç alarak, o başarılara yenilerini ekleyerek ecdadın hatıralarına saygı gösterilmiş olunuyor.
    Ot kökünün üstünde biter.
    Tarih gösteriyor ki ecdat başarmış biz de başarırız.
    “Muhtaç olunan kuvvet damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur”
    Buna fazlasıyla muktedir olduğumuzu anlamak için tarihimizin böylesi sayfalarını karıştırmak yeter.

      ****

    Rivayet olunur ki;

    Napolyon’un da bulunduğu bir mecliste “Ben şöyle asil bir soydan geliyorum, ben böyle bir asalete sahibim” türünden asalet yarıştırılıyormuş.

    “Ben asil bir sülaleye mensup değilim. Bizim sülalenin asaleti de benimle başlıyor” olmuş Napolyon’un cevabı da.

    Yine rivayet odur ki;

    “Ben şu soylu, bu soylu ailenin çocuğuyum” diyen yabancılara karşı Hun İmparatoru Atilla:

    “Bende de soylu bir milletin çocuğuyum” diye cevap vermiştir.

    Ve bu cevabı Atatürk pek beğenmiştir.

    Sözün özü:

    Ecdadın yaptıklarıyla övünmek hakkımız.

    “Sonrakiler nemizle övünecekleri?”

    Budur önemli olan.


 

 

 

Osman ERENALP
Eğitimci-Yazar

"Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
ANAMUR'UN SESİ
   

  Başa Dön 

Yazdır

 
 
 
Copyright © Tüm Hakları Saklıdır [Çınar Arıkan]